Cuma, Eylül 30, 2005

Bir reklam yazarı REM'in kapısına dayanmış... İçeri almamışlar !

Evrim Gürel arkadaşımız, [Kimsenin Ismarlamadığı Projeler blogunda da yer alıyor], Reklam Yazıları ortamını galeyana getirmek için bire bir bir yazı göndermiş Reklam Yazılarına :

"EKİ BU KONUDA NE DUSUYORSUNUZ?
(tum ozel isimler, ruh hali dolayisiyla bilerek kucuk yazilmistir)

reklamcilik vakfinin kapisindaki guvenlik gorevlisinin kapisina gelen bir reklam yazarini iceri alMAMAsi, (bu emaili yazmadan once haftalarca susup dusundum!) hatta yukari cikip izin istemesine dahi engel olmasi konusunda ne dusundugunuzu cok merak ediyorum!

bir daha ki sefere yine randevu almayip bu kez "maden iscisi" kiliginda kapiya gidicem. yok olmazsa, "mafia babası" kiliginda. buyuk olasilikla, o kiliga tum kapilar acilacaktir. olmazsa; alnima para yapistirip mi gitsem?

tum dunyada insanlar ve kurumlar, daha samimi olmak (en azindan oyle gorunmek), seffaf olmak, kolay iletisim kurulabilir
olmak gerektigini fark edip kurumlarini samimilestirirken, kapilarini acarken ben "fransiz kulture, kolayca ve rahatca girerken "ya da "mimarlar odasina", baska bir yigin vakfa rahatca girerken???

nasil oluyor da??? bizim sektorumuz icin, bizim icin ve bizlerden dolayi var olduğunu sandigim (artik yanildigima eminim!) bir kurumun kappisindaki guvenlik sirf randevusuz geldim diye beni alMIyor?! BENI DEGIL, NASIL RV'inin guvenlik gorevlisi
reklam yazarini iceri almiyor?

hani dileyince kütüphaneyi kullanabilirdik! ooooo ne güzel!

:)

evrim
"zaten bende de essek şansi vardir!" (tek s ile)"


-----


Konuyla ilgili olarak, Reklam Yazılarına, şunu gönderdim ben de az önce :

"Allahım ne sağırlar diyalogu ! Ne yol yordam bilmeden habbeyi kubbe yapanlar kalabalığı ! 6-7 Eylül olaylarının çıkışına -ya da örgütlenip habersiz saftoronlara gazlanmasına- benzeyen bir hezeyan dalgası başlamadan lütfen herkes dikkatle okusun, yalvarıyorum !

Ne demek, 'bir reklam yazarı içeri nasıl giremez ?' Ne demek, 'güvenlik görevlisi beni içeri almaz ?'

Gidin kapıya dayanan benim. Talepkar olun, kütüphaneyi görün, diyen benim.

Ama allah için durun ve düşünün : Derdinizi iyi anlattınız mı ? Yoksa 'Uop ! Paldır küldür girerim ben...' havalarında daldınız mı ?

Orası bütün sektörün. Orası adı üzerinde Reklam Merkezi. Randevu ancak belli bir kişiyi görmek üzere gidilirse alınır. Yani randevusuz da gidilebilir. Ama kabul edersiniz ki, bazı kurallar olabilir. Örneğin kütüphanenin belli günlerde okumaya açıldığı bilgisi yeni geldi. Örneğin o gün eğitim olabilir. Örneğin orası sektörün aynı zamanda mesleki idari
gruplarının çalıştığı katlardan oluşuyor, kime, nereye, ne için gittiğinizi iyi söylemek-anlatmak gerekebilir.
Örneğin duvar bitişik binada 'rip-off' yani esinlenilmiş bir faaliyetin merkezi var, oraya gittiğinizi düşünmüş olabilirler mi ?
Güvenlik görevlisi arkadaş Dernek-Vakıf görevlileri kadar etraflı düşünen, diplomatik olabilen biri olmayabilir.

Durduk yerde kavga çıkarmanın gereği yok.

Bazı şeyleri yanlış anlattıysam herkesten özür dilerim ama hiçbir zaman da oranın yol geçen hanı olduğunu da ima etmedim.

Kapıya gidip, ben şu şu işle meşgulüm, sektörün çok lafı geçen merkezini görmek istiyorum dense, eminim yol yordam anlatılabilir. Sosyetenin sık gittiği yerlerdeki kapı muhabbeti yapılmadığını adım gibi biliyorum.

Ne olduğunu, nasıl olduğunu tam anlamadan, karşılıklı dinleşmeden karara varmayın, ipleri filan koparmayın.

Flash mob'u bu kadar geciktirdiğin için sen bizzat suçlusun Cem [Argun] ! Senin peşini bıraktığım için ben de suçluyum. Ama Derneğinizin Vakfınızın merkezine bu kadar uzak ve duyarsız olmaktan ötürü -başına bu iş gelen genç arkadaşımızdan daha çok- ey siz daha deneyimli, birkaç senelerdir bu sektörde olup sadece ve sadece buralarda yazı yazmayı bir şey sanan öteki arkadaşlar sizler de suçlusunuz. Kristal Elmadan Kristal Elmaya eleştiri yazmaktan başka bir çalışmaya el vermeyen herkes, hepiniz suçlusunuz. Oy vermeyen, ama seçim sonuçlarını beğenmeyen seçmenler gibisiniz... Sandığa gitmemek, ama sonuçları kabul etmemek böyle bir şey.

Şimdi gelin, Cem'in önerdiği flash mob'u yapalım. Bakalım kaç kişi gelecek. Cem sen yöntemi anlat. Saat söyle. Kılık söyle. Ruh söyle. Önce nerede toplanılacak, ne yapılacak, belirle. Bakalım ne olacak. Ya devlet başa, ya kuzgun leşe.

Bir sektör ona sahip çiktığınız ölçüde sizin arkadaşlar. Kennedy'nin klasikleşmiş, klişeleşmiş lafı geçerli : Dernek benim için ne yaptı demeyin, siz Dernek için ne yaptınız ona bakın. [Derneğin ne olduğu, ne olmadığı, neye hizmet ettiği için dolaylı
da olsa -aslında doğrudan- sizlere hizmet ettiğini anlamanız çok hayati...]

Haluk abi gene esmiş diyenler çıkacak adım gibi biliyorum. İsteyen herkesle ama yüzyüze olmak şartıyla, bütün bunları konuşmaya ve tartışmaya hazırım. İsterseniz, Derneğin, Vakfın en yetkili yöneticilerini liderlerini de davet ederiz.

Yeni bir 'poll' düzenleyip, gerçek hayatta da toplanalım mı toplanmayalım mı, bakmanın ötesine geçmek gerekiyor. Ey millet, siber uykularınızdan uyanın. Yoksa gerçek hayatlarınız komada kalmaya devam edecek.

Sevgiler.
Haluk Mesci.

American Copywriter

Blog sahibi reklamcıları ve ajansları araştırırken rastladım...Güzel yazılar var.


http://americancopywriter.typepad.com/blog/

Çarşamba, Eylül 28, 2005

Haydar Ergülen yine çok güzel yazmış : Ahbap Dili.


Bugünkü [28 Eylül 2005 Çarşamba] Radikal'deki yazısının % 98'lik bölümünü buraya koymadan edemiyorum :

"Dil niye bu kadar vahşi? Ve ellerine bir dil geçirmiş olanlar neden bu kadar kibirli? Dil, insanı kibir sahibi mi yapar yoksa? Dil, insanı terbiye edemiyorsa, insan dilini terbiye edemez mi? Şiddetten şikâyet edenlerin dilindeki şiddete bir bakın! Hançer dili mi, bıçak dili mi, kayış dili mi bunların kullandığı?

Çarşı abdaldan sorulmaz, hem sorulmasın da, ama dil sahibinden sorulur, dil sahibidir. Abdal saflığı taşımadıkları için onlara çarşıya niye vardın diye sual edilmez. Çarşıya varırlar, dil kapışırlar, çarşıya kibir düşer. O saatlerde, sabah suları da olsa, güzel ikindiler, kederin neşesini taşıyan akşamüstleri de olsa sokağa çıkmamak, çarşıya yakın gezmemek gerekir. Yoksa kibirleri bulaşır, kibirlerinin gölgesi sizin de dilinize yapışır.

Yanılmak iyidir, ister aptallıktan olsun ister abdallıktan. Ben de yanıldım, biliyorum. Dildeki kibarlığın içinde büyüyen kibri fark edemedim. Sonra sözlüğe baktım, 'Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü'ne. Onlara hak verdim. Kibar ile kibir aynı kökten geliyormuş, büyümekten, büyüklükten. Bu kadar kibar görünmek için kibirli olmak gerekiyormuş meğer. Yeterince seçkin ve büyük dil sahipleri vardı, o 'büyük' dillerin sahiplerine bakarak büyümek isteyen dil arsızları vardı, daha o kadar incelmemişti dilleri, onları kibir sahibi yapacak ustalığa erişmemişti henüz.

Bu yüzden belki de hayli saldırgan, hayli şımarıktılar, acımasızlıkları ortadaydı, yazılarına bakar bakmaz görülüyordu, hem onlar da bunu pek saklamıyorlardı.

Kibar ve kibirli abilerine, ablalarına özendiklerini niye saklasınlardı ki hem?

Yeni dil, yeni yazı dili, 'köşe'deki dil, çarşıdaki 'kinaye'yi çoktan eskitti, geçersiz kıldı, şimdi borsanın kara dili var. Şimdi kelimeleri birbirinden kapıp, cilalayıp, keskinleştirip önce 'rakip'lerinin, sonra da kara kamunun yüzüne bıçak gibi fırlatma zamanı. Dil, 'merhamet' denilen o kayıp kelimeyi görüldüğü her yerde lime lime etmeye memur bir bıçak mıdır? Dil, bir hançer midir ki ölüyü bile sırtından vurmaya kalkışıyor? Yoksa bir zehir midir dil, okundukça, açıldıkça, kadife kelimelerinin kalbindeki arsenik, o cümleleri yudumlayanları yavaş yavaş öldürsün?

Dil çok zalim, dilde çok zalim var. İnsan bazen onlarla aynı kelimeleri paylaşmaktan, kullanmak zorunda kalmaktan acı ve utanç duyuyor. Bu sıralarda bu acıyı ve utancı çok duydum. 'Zavallı' bir çocuğu, 'tutunamayan' bir insanı önce uyuşturucu öldürdü, sonra da bu dillerin sahipleri, yetmedi daha da zavallı, çaresiz annesini de öldürüp bir 'ölü hediyesi' gibi çocuğun kabrine koymak istediler. Magazin muhabirliğinden köşelere çıkanlar, 'duygucu' ablalar, ağır abiler, 'cool'lar, dobralar, hepsi bir anda 'sosyolog' kesilip, sosyolojinin bir ölüye ettiği fenalıkları en yetkin biçimde sergilediler. Tanrı dillerine, kalemlerine merhamet versin onların! "

Pazartesi, Eylül 26, 2005

Adab-ı Muaşeret

Arkadaşlar bu arada size bir link vereceğim.
http://www.duracell.com.tr/muzikmaratonu/adab.html
Partierdeki adab-ı muaşeret kuralları deyin, Clubber'ın elkitabı deyin, ne derseniz deyin...
Boş bir 10 dakikanız olursa okuyun derim, akıp gidiyor zaten eğlencelik :) Kısa kısa tam 16 adet "chapter" var.

Ekşi sözlükte de "duracell muzik maratonu" deyince şöyle bir şey çıkıyor:

"internet sitesinde adab-ı muaşeret kuralları bölümünün oldukça güzel hazırlandığı organizasyon. sözlük tadında..."

Onore oldum, bunca yıldır boşuna uykusuz kalmamışım partilerde. İyi öğrenmişim raconu! Arkamdan gelen gençlere miras... :)

Haydi Herkese İyi Pazartesiler!

Dımtıss dım!

Cuma, Eylül 23, 2005

'Altyazılı İstanbul' - Muhteşem bir kitap...


Bir E Bir Reklam'ın kurucusu-yöneticisi sevgili Emine B. Tusavul 'Altyazılı İstanbul' adlı kitabını yollamış ! Bir 'cilt kutu' içinde, Sokak-Apartman-Ev, Çarşı-Pazar-Dükkan, Hizmet-Esnaf, Resmi, Boğaz-Adalar, Duvar-Doku, Çöp-Park-WC, Duyuru-Uyarı-Neşe, Mezar-Türbe, Seçim başlıklı kitapçıklardan oluşan bir set. Her kitapçık, başlığındaki konunun harika diyapozitiflerinden oluşuyor. Künyedeki bilgi şöyle : "Proje amacı 2000'li yılların başındaki İstanbul'da kullanımda olan sokak grafik ögelerini belgelemek. Süresi: Kasım 2001 - Kasım 2002. Katılımcılar : İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi 1. sınıf öğrencilerinden 39 kişi. Yer Kapsamı : İstanbul il sınırları içindeki tüm semtler. Toplam Dia Kare Adedi : 11951. Seçili Kare Adedi : 1500. Kullanılan Film : Fujichrome Sensia 100/200/400 ASA. Metinler : İstanbulda yaşayanların katkısı ile. Film Desteği : Sinfo Fotoğrafçılık A.Ş. Kitap Basım Desteği : Polimeks İnşaat Taahhüt ve San. Tic. A.Ş."

Son bilgiden çıkan şu ki, maalesef kitap satılmıyor . (Umalım şimdilik böyle olsun.)

Ama, yine künyede yer alan http://www.altyaziliistanbul.com adresine giderseniz, hiç değilse sanal ortamda görebilirsiniz fotoğrafları.

Eline, yüreğine sağlık Emine ! Teşekkürler Polimeks.

Perşembe, Eylül 22, 2005

Refleks Marka

"Refllex marka" diye bir tanımlama keşfettiğimi zannediyorum ama Amerika'yı yeniden keşfetmiş de olabilirim...

Böyle bir laf çıkıverdi geçen gün ağzımdan. Coca Cola'dan söz ediyorduk. Niye bu markayı tercih ettiğimi anlatmaya çalışırken keşfettim ki marketin dolabından bu ürünü alıveriyorum. Tamam bunlar zaten bildiğimiz şeyler, buna marka bağımlılığı da diyoruz. Ama sanki bu marka bağımlılığından biraz farklı. Belki marka bağımlılığının gereklerinden biri. Yani benim için marketten Coca Cola almak tam bir refleks. İhtiyacım var mı diye düşünmüyorum, evde var mı diye düşünmüyorum, herhangi bir karar anım yok bu ürünle ilgili, bir sempatim de yok, duygusal olarak yakın bulmuyorum hatta antipati duyuyorum bile diyebilirim ama alıyorum işte. Ne dersiniz böyle bir tanımlama olabilir mi? Daha önce kullanıldı mı? Çalışır mı?

Çarşamba, Eylül 21, 2005

Bir site önerisi: http://epigraf.fisek.com.tr/

Bilenler vardır ama bilmeyenler, unutanlar veya öğlen yemeğini bilgisayar karşısında sandviçle geçiştirenler ya da işten çıkmadan önce trafiğin biraz hafiflemesini bekleyenler için... Online edebiyat arşivi http://epigraf.fisek.com.tr/

Pazar, Eylül 18, 2005

The Ad Conceptor


Deutsch Inc. adlı ajansın geliştirdiği The Adconceptor(TM)'a bakmak isterseniz :

http://www.theadconceptor.com

Seçenekler az da olsa, brif + ürün + hedef kitle belirlenip düğmeye basılınca, ortadaki pencerede iki kişi belirip bir kavram öneriyorlar ! (Ne yazık ki İngilizce konuşuyorlar...)

Cuma, Eylül 16, 2005

Artık Pekcan Koşar da yok!

Son aylarda art arda acılar yaşıyoruz. Bugün de, özellikle 80'li yıllarda pek çok reklam filmini seslendiren tiyatro sanatçısı Pekcan Koşar'ın ölüm haberi geldi. Yalova'daki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yitirmiş hayatını.

Henüz çiçeği burnunda bir reklamcıyken, onunla birkaç kez seslendirmeye katılmıştım. Sesini mükemmel kullanan ve insana, "Bu adamın çıkartamayacağı ses yoktur herhalde!" dedirten bir ustaydı. Anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

Perşembe, Eylül 15, 2005

Reklamlar.tv

Arkadaşlar, www.reklamlar.tv sitesine üye oldunuz mu ? Yararlanıyor musunuz ?

Pazar, Eylül 11, 2005

Canadian Copywriter

Çok muhteşem değilse de, hoş yanları olan, veee reklam yazarlığına özgü bir Kanada web sitesi :

http://www.canadiancopywriter.ca

Cuma, Eylül 09, 2005

Reklam Yazarları ne demiş?

Şöyle eski defterleri karıştırırken rastladım. Not almışım zamanında.


"Eğer iyi para kazanan bir reklam yazarı olmak istiyorsan müşterini memnun et. Ödül kazanan bir reklam yazarı olmak istiyorsan kendini memnun et. Büyük bir reklam yazarı olmak istiyorsan okuyucunu memnun et"

Steve Hayden
Apple/1984 reklam filminin yazarı.


"Reklam, iş dünyanın rock'n'roll'üdür."

Tom Monahan/Reklam Yazarı

"Fabrika gezisi yapma isteğinize sakın fırsat vermeyin. Fabrika gezmek sizi müşteri gibi düşünmeye itecektir."

Mark Fenske/Reklam Yazarı

"Kibrit çöpleriyle değil de parayla oynadığınız zaman, poker hakkında daha çok şey öğrenebilinsiniz" (Müşterinin kaygılarını anlamak üzerine bir cümle.)

John Matthews/Reklam Yazarı


"Her şişman reklamın içinde, oradan çıkmaya çalışan daha zayıf ve daha iyi bir reklam vardır"

Tony Cox/Reklam Yazarı


"Bir stratejiye kendi stilinizi uygulamak hiç de adil değildir"

Ed McCabe/Reklam Yazarı

Perşembe, Eylül 08, 2005

Marilyn Monroe' nun hüznü

Dünya ustalarını da takibe aldım. NIKE'ın yazarı Janet Champ, ve işte son zamanlarda -Marilyn Monroe' nun hüzün dolu güzelliğinden midir, "ama, beni anlamıyorsunuz" bakışını bu kadar iyi yakalamış olan bu fotoğraftan mıdır, yoksa body copy'nin bana "dokunuşundan" mıdır bilmiyorum- bakmaya doyamadığım güzel bir iş. Orijinali çok anlamlı, ben de etkileyiciliğini kaybettirmemeye özen göstererek dilimize çevirdim...
Paylaşmak hatırına :)

Önce orijinali:

"A woman is often measured by the things she cannot control. She is measured by the way her body curves or doesnt curve. By where she is flat or straight or round. She is measured by 36-24-36 and inches and ages and numbers. By all the outside things that don’t add up to who she is on the inside. And so if a woman is to be measured, let her be measured by the things she can control. By who she is and who she is trying to become. Because as every woman knows, measurements are only statistics and statistics lie."

"BİR KADIN genelde kontrolü altında olmayan yönleriyle ölçülür. Vücudunun kıvrılışı, veya kıvrılmayışıyla. Neresi yassı, neresi düz ya da neresi yuvarlak diye. 90-60-90’larla, santimlerle, yaşlarla, sayılarla. Aslında kendi dünyasında kim olduğuyla alakası olmayan dışsal özellikleriyle. Bir kadın madem ölçülecek, bırakın bari kontrol edebildikleriyle ölçülsün. Kim olduğu, ve kim olmaya çalıştığıyla. Çünkü her kadının da bildiği gibi, ölçüm denen şey sadece istatistiktir ve İSTATİSTİKLER YALAN SÖYLER."

Not düşeyim: Çeviride hatam varsa da Champ'den huzurlarınızda özür dilerim. :)

Çarşamba, Eylül 07, 2005

El yazmaları

Yazıyorsun. Ne âlâ! Öncesinde birazcık düşünmeye ne dersin?

***
Aklına ilk geleni yazmak, başlamak için iyi.
Bitirmek için, aklına gelmeyini yazdığından
emin olmalısın.

***
Yaz ve çöpe at! Yaz ve çöpe at! Yaz ve çöpe at!
Dolunca, boşalt çöp sepetini ve yaz... Ve...

Tâ ki, çöpe atacak bir şey bulamayasın...

***
Yazıyorum, yazıyorsun, yazıyor...
Yazıyorsun, yazıyorsunuz, yazıyorlar....

...Yaz geliyor!

Dene, göreceksin!

***
Daha iyi, daha ustaca yazmayı öğrenmenin
tek (tech değil!!!) yolu, yazmak!
Türkçe yazacaksan, Türkçe ama!

***
Kaleminden çıkanı kağıdın duysun!
(Şöyle mi demeli yoksa:
Klavyenden çıkanı ekranın duysun!)

***
Görüntüyle düşünebilirsin. Bu, iyidir.
Ama unutma, sözcüklerle yazacaksın.

***
‘Yazar’san, görüntüler kuzenindir.
Sözcükler, ikiz kardeşin!

***
Türkçe yazarken Türkçe ‘abc’yi kullanmayacaksan,
sana döve döve bir yazdıran mı var?

Yazma! Git limon sat!

***
Kağıdına koklatacağın her bir sözcük için
uzun uzun düşün. Unutma,
neyi koklatırsan, onu kokarsın!
Sen değil sadece, reklamını yazdığın marka da.

***
‘Uzun’ un da bir kısalığı olmalı!
Malûm, kavakta da boy var!

***
“Yazar” mısın?
Sahiden “yazar”mısın?
Emin misin?

Türkçe’n kaç?

***
Kaç sözcükle konuşup yazabiliyorsan,
o kadarlık “yazar”sın.
Ne bir eksik, ne bir fazla.

***
Kaç paralık yazar olduğun, sözcük dağarcığında
kaç sözcük bulundurduğunla doğru orantılıdır.

***
Nicedir önümde duruyor: Reklam Yazarlığı Üzerine
Bir Profil Araştırması. Bakışıyoruz. Onun bakışlarında,
ince bir alay. Benimse yüzüm kızarıyor, bakarken.

Otuz beş reklam ajansından yüz reklam yazarı ile
yapılan görüşmelerden çıkan sonuçlardan bir kaçı:

Bizim aslan parçaları arasında psikoloji,
sosyoloji ve mesleki kitapları birinci okuma tercihi olarak
gösterenlerin oranı, sadece %17 imiş. Çeşitli TV
kanallarında yayınlanan mesleki programları izleme
oranı ise, %2. Peki, bu arkadaşlar mesleki
gelişimleri için öncelikli olarak hangi kaynaklara
başvuruyorlarmış? Mesleki dergiler. Oran? %29
Hangi dergi öncelikli derseniz, o da ayrı bir vaka:
Lürzer’a Archive! Yani, aslında okumayı değil de,
bakmayı tercih ediyoruz. Ne demişler? Su akar,
yazar bakar!

Şaşırtıcı mı? Şu bulguya bakınca, değil:
Bizim aslanların %40’ının geleceğe yönelik bir
kariyer planları yokmuş ya da kariyerlerini reklam
sektöründe sürdürmeyi düşünmüyorlarmış!

Eskiler buna “fuzulî işgal” derdi. Yeniler ne der, bilemem!
Hele, işini de, kendini de ciddiye alan bunca işsiz varken...

Sanırım, geç kalınmış bir “bahar temizliği” gerekiyor.

Çerden çöpten başka türlü nasıl kurtulunur?

***
Geçenlerde bir ilan gördüm. Yakın gözlüğü için yapılmış.
Başlık: Okuryazar Gözlüğü.
Merak ettim, acaba gözlüğün yarısını satın almak mümkün mü?
Malum, iyi kötü yazıyoruz. Da, okumuyoruz nasılsa!

***
Saçma, kötü, beceriksizce ya da çalakalem yazılmış
bir metin gördüğümde, şöyle derdim: Poposuyla yazmış!
Daha uygun ve ‘efendi’ bir deyiş buldum;
artık onu kullanacağım: Profiliyle yazmış!

***
Cin olmadan usta çarpmaya kalkışmanın
“yazmak”la ilgisi görülmemiştir.
Aynı şekilde, “usta”yım diye çırak çarpmaya kalkışmanın da...

Her ikisinin de bir şeyle ilgisi varsa,
“hazım sorunu”yladır!

***
Yakındır: Reklamverenler, saçma sapan talepleri karşısında
birazcık babalandığımızda, bize şöyle diyecekler:
Profilin kadar konuş!

Biz o zaman dilimizi neremize...

***
Bir öneri: Reklam yazarı adaylarından özgeçmişleri istenirken,
yanında bir de fotoğrafları istenmeli: Ama, profilden!

***
Bir öneri daha: Hazır, bir profil araştırması başlatılmışken,
sürdürülse: Müşteri Temsilcisinin Profili Araştırması,
Stratejik Planlamacının Profili Araştırması,
Yaratıcı Yönetmenin Profili Araştırması,
Sanat Yönetmeninin Profili Araştırması...

Hele hele, Ajans Patronunun ve Yöneticisinin Profili Araştırması...

Ne biçim şenlenir ortalık, kim bilir!

***
“Reklamverenin Profili Araştırması” mı dediniz?

Duymamış oliim!

***
60 günde müthiş bir yazar olmak ister misin? İşte reçete:

. Sabahları ajansa erken gelme. (10-10.30 arası uygundur!)
. Gelir gelmez işe başlama, aceleye mahal yok! Çayını yudumla, muhabbete dal, afyonun patlasın!
. Saatine bak.
. Masanın başına geç! (Hop! İşinin başına demedik!)
. İnternete gir. (Bi’daha çıkma!)
. Gelen e-postaları oku, yanıtla, yanıtlarına gelen yanıtları oku, onları da yanıtla, sonra o yanıtlarına gelen...
. ... yanıtları sonraya bırak, yemeğe çık. (Aç yazar ne yazar?)
. Yemekten dön. Bi’ kahve iç, rehavetten kurtul.
. Telefona yapış. Sekizinci kez anneni, beşinci kez halanı, onbirince kez enişteni, yirminci kez ablanı, beş yüz elli beşinci kez sevgilini ara, uzun uzun konuş. (Konuşmaktan kimse ölmemiştir; kaygılanma.)
. Saatine bak.
. Gazetelere göz at. (Sadece ilanlara, dedikodu malzemesi olarak! Üst yanından sana ne!)
. O masa senin bu masa benim dolaş, son dedikoduları al, ver.
. Saatine bak.
. Hayal kur. Hayalinde, tez zamanda bir ajans kur, bu sünepe yerden kurtul! Sektörü de kendini de kurtar! Meşhur ol!
. Zaten internettesin, sohbet odalarına filan dal, yazış.
. Saatine bak.
. Yazışmalarını dosyala, yazışma dosyalarını tasnif et, “üff be, 20GB yazışmışım bugün, helal olsun bana, söktüm bu işi” şeklinde düşün, övün, güven. Bırak başkaları çalışsın.
. Saatine bak.
. Madem geç geldin, bari biraz erken çık!

Yarına Allah kerim! Kaldı 59 gün. Başaracaksın! Ne demişler, adam olacak yazar, profilinden bellidir!

***
Reklam yazarken edebiyat paralamak
otuzbir çekmek gibidir: Sen gelirsin, tüketici gelmez!


Sürecek...

"Bir sanat yönetmeni" - Fırat Yıldız


http://elmaaltshift.blogspot.com adresinde harika bir blog tutan Fırat Yıldız, hoş bir yazı daha yazmış... Reklam yazarlarının bu kadar yazma özürlü olduğuna bakarak, şeytan diyor ki, bizim blog'u da grafikçilere aç ! Biz onlar kadar grafik yapamıyoruz ama onlar bizden iyi yazıyorsa, 'uyanın ey millet !' demekten başka bir şey gelmiyor elimden.


Sabah kahvaltısında sandviç ekmeğine (çünkü tost ekmeği kuru gelir) çift kaşarlı, domatesli tost, yanında Ice Tea Şeftali ya da portakal suyu içer • Bilgisayarındaki gerekli tüm programları açar • Freehand'in tool bar'ını düzeltir çünkü her daim bozuktur • Yığılmış A3-A4 kağıtlar hemen yanıbaşındadır • Yanında küçük bir not defteri taşır• Keçeli kalem ya da CD kalemi kullanır • İş yoğunluğunun olmadığı vakitler siteler arası gezinir • Varsa, blogunu günceller • Müşteri temsilcisi geldiğinde ilk önce silkinir ve düzeltileri yapmaya başlar (içinden 10'a kadar sayarak) • Feyz almak ya da kafasını dinlendirmek için tasarım kitaplarına ve sitelerine bakınır • 'Bu müşteriye çalışsaydım, benim de böyle fikirlerim olurdu' diye hayıflanır • Bazen metin yazarının farkında olmadan yaptığı yazım hatalarını düzeltir • Fotoğraf çekimi gerektiğinde, istediği fotoğrafçılarla bütçe yüzünden çalışamaz ve kötüleriyle yetinmek zorunda kalır • Post-prodüksiyon aşamalarına her zaman gider ve operatörleri yönlendirerek iyi bir iş çıkmasını sağlar • Post'ta kullanılan programlara hayranlık duyar • Her zaman yeniliklere ve özellikle yeni teknolojilere açık olmak zorunda hisseder kendini • Freehand ve Photoshop'un dışında da programlar olduğunu bilir • Ve bunları kullanmak için çaba sarfeder • Bir logo yaptığında bunu andıran bir tane gördüğü zaman üzülür ve bir süre kendine gelemez • Font klasörü her zaman ağzına kadar doludur • Gerektiğinde başlık atar, body copy bile yazar • Türkçe'si her zaman iyi olmuştur • Pazarlama ve reklam üzerine kitaplar okur çünkü sadece grafik tasarımın her şeyi çözemeyeceğini bilir • Çalışırken müzik dinler • Macintosh'unu sever ve ona saygı duyar • Freehand ya da Photoshop'ta çalışırken, program bir anda kapanır ve işini kaydetmediğini anladığında sinirli bir şekilde sigara içmeye çıkar • Fikir bulup bunu destekleyecek materyal bulamadığında, materyalini kendi yaratır • Fotoğraf gözü ve ışık bilgisine sahiptir • İşlerini her zaman sade ve basit yapmalıdır çünkü müşteri 'A ne güzel süsleme, ne güzel tasarım, ne güzel renkler' deyip reklamı yapılan ürünü satın almaz • Tasarım sorun çözer ve o yüzden güzel değil, doğrudur • Rahat şeyler giyer • Sigarası Winston, kısa Marlboro Light ve Camel'dır • İnternet browser'ının açılış sayfası her zaman apple.com'dur.

Mehmet Bozkuş

Genç olanlarımızın tanıma şansı elde edemediğine inandığım, Mehmet Bozkuş'u kaybetmişiz. Bozkuş, çok uzun yıllar, gerek reklam sektöründe gerek Yeşilçam'da yönetmen, yapımcı, montajcı, oyuncu olarak emek vermiş bir insandı. Pire gibi atik tetik, esprisi müthiş, hoş bir abimizdi. Tanrı rahmet eylesin.


Not : Sektöre emek vermişleri, kaybettiklerimizi, büyüklerimizi, daha fazla unutmadan kayda geçirecek bir site/müze/Hall of Fame vb kurmamız gerektiğini tekrar ediyorum. Ediyorum da, kim yapacak ? Her yapılması gerekeni, illa akıl eden mi başlatmalı ?? Nedir çaresi ? Nasıl dayanışılır ? Fikri olan yazsın ne olur yahu.

Salı, Eylül 06, 2005

Hulki Aktunç : Daha da iyi haberler.

Hulki ustayla konuştum. Çok iyi. İşe de gitmeye başlamış. Hakkında yazılanların onu çok duygulandırdığını söyledi.

Çok iyi resim yaptığını da biliyorsunuzdur, Kasım ayında sergi açacakmış. Bilginiz olsun.

Pazartesi, Eylül 05, 2005

Reklam sloganları

REKLAM SLOGANLARI

A
Abbate: Bir gömlek üstün
Abc: Farkı fiyatı
ACE: Ace içeri, mikroplar dışarı
ACE: Lekelere düşman, çamaşıra dost
Acıbadem Sigorta: Sağlıklı sigorta
Adidas: Forever sport
Adidas: Impossible is nothing
Ajans Press: Medyadaki gözünüz
Ajax : Öyle hızlı temizler ki sanki bu dünyadan değil
Akai: Akai, Daha iyi
Akbank: Güveninizin eseri
Akın Çay: Tadıyla farklı çay
Akmina Maden Suyu: Meyveler gaza geldi
Aksigorta: İyi ki "Aksigorta"lıyım.
Al Baraka Türk: Faizsiz kazanç
Albeni: Bahanesi çok
Alfa Romeo: Güzellik yetmez
Algida Vienetta: Bir dilim asla yetmez
Algida: Sofraya en son o gelir akılda bir tek o kalır
Alo: Beyazötesi.
American Siding: Anlatılmaz kaplanır
Anadolu Finans: Dolu dolu bankacılık
Anadolu Finans: Bir farkınız olsun
Anadolu Hayat: Gelecek de bir gün gelecek
Anadolu Hayat: Hayat uzmanı
Anadolu Sigorta: Evdeki huzur, zenginlik budur
Ancyra: Made in Ankara.
Antalya Yılmaz Koleji: Zirveye uzanan çizgi
Aramis Life Parfüm: Hayat. Mükemmel bir oyun.
Aras Cargo: Önem taşır
Arçelik: Hayata
Arçelik: Arçelik demek yenilik demek
Arçelik: Küçük bir Arçelik`le sevgiye zaman kalır
Arçelik: Yaşam kalitesi için çalışır
Aria: İletişim sanattır
Aria: İsteyin yeter
Ariston: Paylaşılan anlarda
Ariston: Siz isteyin
Arko Krem: En değerli giysiniz cildiniz
Arko: Erkek adama hikaye gerisi
Arko: Her eve lazım
Armoni: Yeni başlangıçlar için
Aroma: Aroma`dan başkasını arama
Arow: Tek benzeri öteki teki.
Artema: Aç kapa, aç kapa
Askaynak Kaynak Elektrotları ve Telleri: Kalitenin kaynağı
Asya Finans: Faizsiz bankacılıkta çağı aşan hizmet
Asya Finans: Farklı beklentilere farklı çözümler
Aşkım Aşkım: Darısı diğer aşıkların başına
Atılım Mobilya: Size düşen keyfini sürmek
Atlas: Her zaman keşfetmek için bak!
Atlas: Kıymetli yün halı
Audi A6: Kendi kurallarını yarat
Audi: Güç kontrol altında
Audi: Teknoloji ile bir adım önde
Auer: Sıcak eşya uzmanı
Avea: Şimdi konuşma zamanı
Avis: `Arayın, vasıta isteyin` servisi
Avis: Otomobili Kiralayın
Axess: Hayatınızda Axess var
Axess: Kazançlı yaşam kartınız
Ayakkabı Dünyası: Ayakkabı Dünyası`nda dünyanın ayakkabısı var
Aygaz: Hayatın değerini bilir
Aymar: Aklımı seveyim
Aymar: Fiyatı, kalitesi var mı Aymar gibisi?
Aytaç: A kalite lezzet
Aytaç: Ne yediğimiz önemlidir


B

Bab: Bilinçli alışveriş burada!
Bacardi : Are you tape 0
Bacardi: Spirit
Bailey's: Kendinizi duygularınızın akışına bırakın
Bal Küpü: Her pakette aynı lezzet
Balkaymak: Bal gibi biliyorsunuz
Bamos Ofis Mobilyaları: İşte kolaylık
Banacure Saç Bakım ürünleri: Güzel ve akıllı
Banvit: Lezzet güneşi
Baymak: Çok yakın bir Baymak bayii mutlaka vardır
Becel: Kalbinizle dost
Becks's: Hayat çağırıyor. Anahtarı sende.
Beğendik: Alışverişin başkenti
Beko: Bir dünya markası
Belissima: Hayat hep istediğiniz yaşta
Bellona: Güzel yaşamak sanattır
Benetton: United colors of Benetton
BenQ Cep Telefonu: Eğlence nerede BenQ orada!
Bepanthol Sun: Güneşinize sağlık!
Beymen Club: Giyim bir yaşam tarzıdır
Bim: Toptan fiyatına perakende satış
Birlik Sigorta: Birlik`ten kuvvet doğar
Bizim Yağ: Var mı Bizim gibi lezzetlisi?
Blendax: Baş döndüren ışıltılı saçlar
Blend Fashıon Socks: Sıcacık ayaklar YUMUŞACIK hayatlar.
BMC: Bence BMC
BMW: Only flying is better
Bonus Card: Alsak alsak bedavaya ne alsak?
Bosch: Önce güven
Bosch: Profesyoneller için; mavi güç.
Boss Parfüm: Boss in motion
Bp: Ağzı olan konuşuyor
Braun: Fark yaratan tasarım
Braun Silk-epil: Hayata her zaman hazır olun.
Breitling: Instruments for professionals
Bridgestone: Bridgestone, yolunu bilir
Buhan Dergileri: Eğitimde bir markadır
Burger King: Ateş seni çağırıooo
Burger King: Farkı tadında. Alevde ızgara.
Bücürük: Bugünün çocuklarına


C-Ç

Caldion: Önce hisset sonra yaşa!
Calgon: Makineniz uzun yaşar Calgon`la
Calve Çabuk Çorba: Sıcacık bir mola
Calvin Klein Saat: Take your time
Cambaz: Yeme, içme, eğlenme merkezi
Camel : One life, live it!
Can Bebe: Çişimi yapıyom, çişimi yapıyom, popom kuru kalıyor
Canon: You can on
Cappy: Güneşin meyveleriyle tazelen
Capri Sun: Önce hüplet, sonra gümlet
Carlsberg: Part of the game
Carlsberg: Probably the best beer in the world
Casper Computer: Türkiye`nin Prestiji
Castrol: Castrol`le motorlar daima 0 km
Chicco: Çocuğun olduğu her yerde
CHP: Türkiye'nin kurucusu ve güvencesi
Cif: Zor kirleri Cif'le cifleyin
CinCin : Cin gibiler CinCin çiğner.
Citibank: Your citi never sleeps
Citroen: Otomobilim
Clean&Clear: Cildiniz kontrol altında
CNBC-e: Yaşamın renkleri
Cnn Turk: İlk bilen siz olun
Coca Cola: Hayatın tadı
Coca Cola: Her zaman
Coca-Cola Light: Işığını yansıt!
Coco Star: Bir ısırıkla bambaşka bir dünya
Colgate Total: 12 saat tam koruma
Colgate: Dünyanın 1 numaralı diş macunu
Colin`s: Hepsinin üstünde
Commodore: İçinizdeki dahiyi uyandırın
Çamlıca: Ayılana gazoz, bayılana limon
Çilek Genç Odası: Burada bizim sözümüz geçecek
Çizgi Ofset: Yalnız düşüncelere baskı yapmıyoruz
Çokomilk: Hiç aklımdan çıkmıyor ki
Çukurova İş Makineleri: Türkiye`nin iş gücü


D

Danette: Sütün en tatlı hali
Dankek: Kek dünyasında tek
Danone Danette: Bana göre süt, onlara göre çikolata!
Danone: Bundan daha doğal ne olabilir ki?
Danone: İyi bak kendine
Dardanel Ton: Ton, ton, ton Dardanel Ton
De Beers: Diamond is forever
Deco: Halıda moda
DemirBank: DemirBank iyi günler diler
Demirdöküm: Dört mevsim dostunuz
Demirdöküm: İnsan için her yerde
Demirdöküm: Kesin Çözüm
Demirdöküm: Kombi Demirdöküm`den sorulur
Denizatı Kent: İstanbul`un içinde, sorunların dışında
Denizbank: Bankacılığın yeni rotası
Derby Traş Bıçağı: Kalite kallavi, fiyat cüzzi. Sapına kadar Derby
Devlet İstatistik Enstitüsü: Ülkesine emek verenler sayılıyor
Dışbank: Dışbank reklamlarını gördünüz mü?
Diasa: Ne varsa piyasada, en ucuzu Diasa`da
Diesel: For succesful living
Digiturk Zap: Zap`layın dijitale zıplayın
Digiturk: Digi digi digi Türkler, mutlu mesut aileler
Digiturk: Dünyayı evinize getirir
Dimes: Yalnızca en iyiler bu kutuya girebilir
Dior Pure Poison: İçinizdeki baştan çıkarıcılığı harekete geçirmek için
Dizayn Group: Türkiye altyapısında Dizayn istiyor
Doğuş Çay: Çay budur.
Doğuş Çay: En güzel cay, Doğuş çay
Doping: Güneş`ten gençlere büyük
Doritos Alaturca: Dünyada eşi yok
Doritos Alaturca: Kıskananlar çatlasın
Doritos: Hayat senin! Kuralları sen koy!
Dove: Siz de deneyin, farkı hissedin
Dr. Oetker: İşin özü kalitedir
Dunlopillo Yatakları: İngiliz klasiği
Duracell: 10 kata kadar daha uzun ömürlü
Durex: Because feeling is everything
Duru Limon Kolonyosı: Yepyeni bir gelenek
Duru Şampuan: Saçlarınızın güzelliği gözlerinize yansır
Dünya Halı: Yeniliklerin ölçüsü "Dünya" en iyiyi arayanlara
DYO : Boyada birinci


E

E.C.A.: Yıllarca beraber
Efes Light: Serinle ama yetinme!
Efes Pilsen: Bira bu kapağın altındadır
Ege Yıldız: Suya yön veren öncü kuruluş
Egepen Deceununick: Evimin penceresi
Egepen Deceununick: Uluslararası tek pen
Egos: Başınıza gelen en güzel şey
E-Kolay.net: Hayatın bir tık önünde
Electronic Arts: Challange everything
Elidor: Hep bakacaklar
Elidor: Saçıma özel bir Elidor`la bana özel bir güzellik
Elka : Elli kapı hemen, bin kapı yarın
Ellese: Spor giyimde İtalyan şıklığı
Emsan Dalgıç Pompaları: Su kadar gerekli
Epson: ImagEmotion
Eraslan Güneş Enerji Sistemleri: Sıcak, sımsıcak
Ergaz: Genç Enerji
Ergo:Ergonomik yatak.
Ericsson:Sadece en iyiler Ericsson kullanır
Erpen: Böylesi varken
Eti Browni: Mutlu et kendini!
Eti Cici Bebe: Sevgi kadar yararlı
Eti Form: Form ye. Formda kal.
Eti Remix: Açlığı keser… Bi' yere kadar
Eti Soho: Soho`da buluşalım
Eti Turti: Eline sağlık Eti'ciğim, seninki gibi olmuş anneciğim
Eti Wanted: Başkasını dinleme, kendin dene!
Eyüp Sabri Tuncer Kolonyaları: Türkiye`nin Kolonyası


F


F1 Racing: Formula 1 F1 Racing'te okunur
Fanta Light: Kalorisi de light
Fanta: Aramızda
Fanta: Eğlenceyi paylaş
Fanta: Gel buraya!
Felicita: Giyimdeki mutluluk
Felicita: Mutluluk demektir
Fem Dersaneleri: Farkı fark edeceksiniz!
Femidom Kadın Prezervatifi: Amacı aynı teması farklı
Fındık Tanıtım Grubu: Her gün bir avuç fındık!
Fiat Albea: Şık, ferah bir dünya!
Fiat Stilo: Yeni Stil O
Fiat Tempra : Babam öle diyo
Fiat: Tutkunun eseri
Filli Boya: En güzel boya
Final Dersaneleri: Final`le kazanacaksınız!
Finansal Forum: Her işin başı para.
First Duo : Daha fazlasını istemekle çok olmuyorsunuz
Fiskobirlik: Aganigi naganigi
Ford Fiesta: Hadi dışarı çık!
Ford Focus C-Max: Budnan sorna heer sye ksuurlu görnüceeek.
Ford Focus: Hayat sizin, kontrolü kimin?
Ford Fusion: Yüksekte olmaya alışın
Ford Mondeo: Liderlik ruhunda
Ford Ticari Araçları: Görev tamam
Ford: Ford`da hep daha fazlasını bulacaksınız
Ford: Tasarımı yaşamdan, güveni teknolojiden
Fruko: On yüz bin milyon baloncuk yuttum
Fuji Film: Hayat kadar gerçek


G


Garanti Bankası: Başka bir arzunuz?
Garanti Minibank: Bana göre eğlence, babama göre güvence
Gardern's: Kendini tazele güne yeniden başla.
Gardern's: Refresh yourself, re-start your day.
Gatorate: Dünyanın bir numaralı spor içeceği
Gazete Pazar: Özel bir gün, özel bir gazete
Gazi Belediyesi: Daha yeşil, daha çağdaş, bir Gazi için çalışıyoruz
Genborsa : Akıllı paranın gittiği yer
General Motors: Mark of excellence
Gillette: Erkek için en iyisi
Glade: Glade evinizin havasını değiştiriyor
Goodyear: Çünkü tüm lastikler aynı değildir
Goodyear: Yuvana ulaştırır
Grant Möbel Home Center: Evinizin her şeyi
Greyder: Yola gelmeyenlere!


H


Hacı Şakir Yumuşatıcı: Anne dokunuşu kadar yumuşak
Hacışakir Limon Kolonyası: Yepyeni bir ferahlık
Hacışakir Saraylı: Saray güzelliğinin sırrı
Halk: Hem hesaplısı hem kalitelisi
Halley: Hayal tadında gerçek
Hasyün Halısı: Halının harikası
Hayat: Su Hayat`tır
Hazırkart: Ben özgürüm
Hazırkart: Özgürlük elimizde
Hedef Dağıtım: Hedefiniz, hedefimiz
Hes Kablo: Güven veren teknoloji
Hes Matik: Lekesi gider, anısı kalır.
Hisar: Hayat sizin…Seçim sizin...
Hobby Şampuan: Tam Puan
Honda: Power of dreams
HP: Invent
HSBC Advantage: Hayalinizdeki her şey için bir tek kart
HSBC: Dünyanın size özel bankası
HSBC: Dünyanın yerel bankası
Hürriyet: Türkiye`nin Hürriyeti var
Hürriyet: Hürriyettir Hürriyettir
Hyundai: Her zaman yanınızda


I-İ


Isuzu: Güç yürekten gelir
Isuzu: Yoldan yola, babadan oğula
ITT Schoub Lorenz: Benim televizyonum ITT Schaub Lorenz
İdaş: İyi uykular
İddaa: Bahse giren kazanır
İdeal Emeklilik: İdeal Emeklilik'te işinizden emekli olursunuz, hayattan değil
İgdaş: Gökyüzüyle arkadaş
İlkadım Belediyesi: İlkadım`la geleceğe
İmpulse: Hiç tanımadığınız bir erkek size çiçek verirse şaşırmayın.
Nedeni Impulse`tır.
İpana: Bembeyaz dişler, kendinden emin gülüşler
İpana: Sağlıklı gülüşler
İpek Mobilya: Değişim zamanı
İpek Şampuan: Şampuanınıza servet ödemeyin
İpragaz: Emin ellerdesiniz
İstanbul Büyükşehir Belediyesi: Büyükşehir çalışıyor
İstanbul Life: İstanbul`da yaşayanların değil, İstanbul`u yaşayanların dergisi
İstanbul Porselen: Bu damgaya dikkat edin
İstikbal Mobilya: İstikbal`de yaşanacak çok sey var
İstikbal: Rahatlığın Adresi
İzocam: Yöneticiniz uyuyor mu?


J


J&B: Buluşma noktası
J&B: What do you do for fun?
Jeep Wrangler: Safkan arazi aracı
Jeep: There's only one
Jill : Eskimiş çoraplarınızı atın, atamazsanız paspas yapın
Jim Beam: Gerçek seçim. Gerçek bourbon.
Johnnie Walker: Keep walking
Jumbo Çatal Bıçak: Dünyanın en iyilerinden
JVC: The perfect experience


K


Kalebodur : Seramik budur
Kanal 6: Gözünüz bizde olsun
Kanal D: De bana, De bana... Kanal D bana
Karevizyon: Nerede hareket, orada bereket
Kelebek Mobilya : Evini benimser
Kent Tofita: Bildiğin meyve
Kent Topitop: Eğlenceye ayarlı saplı şeker
Kent Toybox: Sihirli sakızlı oyuncak kutusu
Kent: Bu Kent`te mutluluk var
Keybi: Çok süper market
Keyif Ocakbaşı: Biz sizinle keyif alıyoruz
Kilim Mobilya: Bi` kilim yeter sevgilim!
Kilim Triko: Bir sevgi dokuşu
Knorr: Lezzetin adı
Koç Allianz: Rahat bir emeklilik için güvenceniz büyük olmalı
Kodak: Anıları paylaş. Hayatı paylaş.
Kodak: Share moments. Share life
Kodak: Gülümseyin Kodak`la
Komili: Tabiatın mucizesi
Kosla: Çamaşır suyundan çok daha öte
Koyunlu: Ünlü, yünlü halı
Kristal Kola: Güvenle içiniz
Kuryenet: Içiniz de rahat
Kültür Dersaneleri: Her yıl binlerce Kültür`lü genç üniversiteli oluyor !
Kütahya Porselen: Ateşte açan çiçekler


L


Lafarge: Dünyamızı kuran malzemeler
Lassa: Çünkü yollar sürprizlerle dolu
Lassa: Dünyaya bakın, Lassa`yı göreceksiniz
Layne Bowler: Yaşam kaynağı su, günışığına 1965`den beri Layne Bowler
ile kavuşuyor
Lays: Doya doya yenesi patates cipsi
LCW: LC Waikiki çocukları hiç büyümek istemiyor
Leecoper: Önden düğmeli
Levi`s: The Original
Lipton Ice Tea Light: Canlan
Lipton: İyi fikir
Lipton: Mutfakta biri mi var?
L`oréal Paris: Saç boyasında bir numara
L`oreal: Çünkü siz buna değersiniz
Luna: Yoksa siz hala annenizin margarinini mi kullanıyorsunuz?


M


Macintosh: Think different
Maçips: Her maça gidiyor, her maçta yeniyor
Magnum: Aklını başından alır
Magnum: Magnum`sa eğer herşeye değer
Marc: Hoş geldin
Marc: Temizliktir benim adım, her seyi siler geçer parlatırım
Marmara Gold: Tadı dolgun. Herkes onun peşinde
Marmarabirlik: Dünyanın en büyük zeytin üreticisi
Matbaahaber: Sektörün dergisi
Mavi Jeans: Çok güzel oluyoruz
Mavi Jeans: Çok oluyoruz
Max Factor: Makyaj uzmanlarının tercihi
Max Factor: The make-up of make-up artists.
Maximum Card: Doğru kullanıldığında çok puan kazandırır
Mc Donald`s: Mc Donald`s gibisi yok
Mc Donald`s: İşte bunu seviyorum
Medya FM: Sadece radyo 93.9
Merbolin: Boyacının aşkı
Mercedes Benz: Otomobilin geleceği
Metro: Konuğumuzsunuz
Meydan: Söz meydanı, er meydanı
Micra: Micraizm
Microsoft Office XP: Akıllı çalışma deneyimi
Microsoft Server 2003: Şirketinizin enerji kaynağı
Microsoft Windows XP: Evet, yapabilirsin
Microsoft: Hayatınızı kolaylaştırır
Microsoft: Nereye ulaşmak istiyorsanız, oraya
Miele: Daima en iyisi
Migros: Alışverişin en keyiflisi
Miller: Çık dışarı
Miller: It`s Miller time
Miller: Live responsibly
Milli Gazete: Hak geldi batıl zail oldu
Milliyet: Basında güven
Milupa: Annelerin yanında
Mimsan: Ateşe biçim verdik
Mini Cooper: Is it love?
Mintax: Mintax'la canım Mintax'la
Mio: Temizlik güneşi
Mis Holding: Sizin eseriniz
Mitsubishi: Drive Alive
Mogaz: Tam dolu, tam güvenli, tam zamanında
Molped: Delikanlı kızlar, Molped kullanır
Motor Up: Motor Up`la tanışın, aracınızla barışın
Motorola: Hello Moto
Motorola: İntelligence everywhere
Mr. Muscle: Zor işleri ona bırakın


N


National Televizyon: Anında görüntü, beklemeden ses
Nazar Şekersiz Sakız: Nazar etme n`olur, çiğne senin de olur!
Negatif Dergisi: Adı Negatif ama, tadı pozitif
Nescafe: Kahvenin en iyisi
Nescafe: Kokusunda davet var
Nesquick: Süt içmenin en eğlenceli yolu
Netcell İletişim Hizmetleri: Türkiye bizimle konuşuyor
Nike: Just do it.
Nissan: Beklentilerinizi değiştirin
Nivea Beaute: Güzelliğinizin farkına varın
Nivea Deodorant: Tüm zamanların en iyisi
Nokia: Connecting people
Nora Video Kaset: Şimdi kaydet, sonra seyret.
Noramin: Bizde Noramin var. Sizde ne var ?


O


Olips: Annenizin onayladığı şeker
Omo: Çamaşırdır kirlenir, Omo`yla temizlenir
Omo: Kirlenmek güzeldir
Omo: Omo`yla herşey ilk günkü gibi
Ona: Açık sarı Ona
Only: Özel günleriniz için, özel ürünler
Onur Air: Uç Türkiye, uç
Opel: Taze fikirler, üstün otomobiller
Opet: Onun gücü, Türkiye !
Opet Fullforce: Deponda güç var!
Oral-B: Diş hekimlerinin bir numaralı tercihi
Oral-B: Diş hekimlerinin kullandığı marka
Orkid: Daha kuru, daha temiz, daha güvenli
Osmanlı Bankası: Yok aslında birbirimizden farkımız; ama biz Osmanlı
Bankası`yız.
Outlook: Türkiye`nin tek ingilizce dergisi.
Oyak Bank: Her zaman, her yerde yanınızdayız!


P


Pamukbank : Genç Pamukbank iyi bankadır
Panasonic: Ideas for life
Panda Dondurma: Donduğğma vağğ mı donduğğma?
Pantene: Sağlıktan gelen güzellik
Pekos / Patos : El Turco ? Si ! Pekos, Patos ? Si !
Penguen: Lezzet dünyası
Pepsi: Daha fazlasını iste
Petrol Ofisi Pro Tech: Motorunuzun gençlik iksiri
Petrol Ofisi: Sizinle aynı yoldayız
Peugeot : Kıskanılmaya hazır olun?
Peugeot 407: Otomobille yeniden tanışın
Peugeot: Otomobil her zaman böyle keyif vermeli.
Pfizer: Daha iyi bir hayat için
Philips: Birlikte, hep daha iyiye
Philips: Let`s make things better.
Pınar Hindi: Pınar hindi döner alın, glu glu yeyin.
Pınar Peynir Mayası: Peynir mayasız olmaz. Mayasız olgunlaşmaz.
Pınarla mayalanan peynire doyum olmaz.
Pınar: Gerçek yaşam gerçek lezzet
Pınar: Yaşam pınarım
Pimapen: Başka penle karıştırmayın lütfen
Pinokyo Bisiklet: Katlanır, her boya ayarlanır.
Pirelli: Kontrolsüz güç, güç değildir
Pişmiş Kelle: Hunharca güldüren hain dergi
Piyale: Biz piyaleciyiz, onlar piyaleciler, siz piyaleci misiniz?
Piyale: Hayatın şaşırtan tatları
Polaris: Terlikler Polaris… Tebrikler Polaris
Polaris: Kışlıklar Polaris... Alkışlar Polaris
Polaris Terlik: Attığınız her adım size mutluluk getirsin
Polisan: Güneşin solduramadığı renkler
Polisan: Yapsa yapsa Polisan yapar
Porland: Porselen aşkına
Pril: Pril`le pırıl pırıl
Privacy: Aşk bile bile tutsaklıktır
Profilo Alışveriş Merkezi: Hayatın ve alışverişin keyfi
Profilo: Dayanıklı ev aletleri
Profilo: Kalite kontrol altında
Propecia: Kaybetmekten hoşlanmayanlar için


R


Radyo Nostalji: Your music is back
Radyo Özgür: Özgürlüğün sesi
Radyo Viva: Türkçe Müziğin Keyfi
Radyo5: It`s fresh.
Raksotek: Satın al, Seyret, Sakla.
Ravelli: Çizgi ötesi
Rejoice: Ahenkle dans eden saçlar
Rejoice: Yıka ve Çık
Rejoice: Dokunulası saçlar yaratır
Renault: Otomobiller yaratır
Renault Clio Symbol: Memnuniyetin Symbol`ü!
Renault Megane: İşte yeni Megane'in çekim gücü
Renault Scenic Rx4: Yanlış görmediniz; çünkü Scenic Rx4'tesiniz
Rinso: İnsanın hoşuna gidiyor
Roc: Biz sözümüzü tutarız
Rocco Lolipop: Şok Şeker
Rodi: İçinden çıkamayacaksın


S-Ş


Saba: Saba, çok iyi televizyon
Sabah: Sabah olmadan sabah olmaz
Sakız Dondurma A.Ş.: Lezzet tutkunlarına
Samdo Dondurma: Özel bir tad
Samsung Digitall: Everyone's invited
Sana Creme Bonjour: Peynirli bi` şey, acayip bi` şey!
Sana: Özen gösteren annelerin seçimi
Sana: Yaşasın yemek yemek
Sanino: Genç işi
Saray Halı: Siz Saray'lara layıksınız
Saray Tink: Tink ye, kendine gel
Schweppes: İnsanlar iyi şeylere layıktır
Scooter: Yaşarken
Scotch Brite: Temizlik ne rahat
Sek süt: İçSEK, büyüSEK
Selpak: Her zaman farklı
Selpak: Selpak başka
Setenay: Misketten diskete toptan fiyatına perakende
Sezak 1001: Kaç liradır dersiniz ?
Show Tv: Esas şov bu şov!
Siemens: Aksanlar farklı olsa da, dünya aynı dili konuşuyor
Siemens: Be inspired.
Siemens: Ev teknolojisi
Skol: Dünya küçük, Skol büyük
Slazenger: Kışkırtır!
Snickers: Harekete devam
Snoreless: Horlamaya doğal çözüm
Solo: Hem yumuşak, hem hesaplı.
Sony : Go create.
Sony Ericsson: Gençliğin yeni yüzü.
Sony: Designed for life
Sony: Onu Sony yapan sizsiniz
Sprite: İmaj hiçbir şeydir, susuzluk her şey! Susuzluğunu dinle.
Star: Türkiye`nin ilk özel televizyonu
Stv: Bir Yeryüzü Kanalı
Sultan Sağlık Grubu: İlgi alanımız canınızın sağlığı
Suluova Belediyesi: Çağdaş bir şehir doğuyor
Sunny: Günlük güleçlik
Sunny: Bana derler Sunny, güldürürüm seni
Superfresh: Dile benden ne dilersen
Superonline: İnternet eşittir Superonline
Surf: Gol yemem. Sörf tabi ki yerim.
Sütaş: Doğal lezzet
Şokomigo: Güç verir, enerji verir, zihni açar.


T


T. C. Kültür Bakanlığı: I Dream Of Turkey
T. C. K: İçinizdeki trafik canavarını durdurun. O sizi durdurmadan.
T.C Ziraat Bankası: Her yerde her zaman
T.C Ziraat Bankası: Hizmetbank
Taç Perde: Evinizi bütünleyen güzellik
Tadelle: Türkiye bu tadı seviyor
Takvim: Sizin gazetiniz
Tamek: Tamekse koy sepete
Tarımsan: Türk çiftçisinin hizmetinde
Tariş: Ege`nin hakiki zeytinyağı
Tat: Gerçek tatlar korumamız altında
Tat Ketçap: Dök dök ye
Tat Makarna: Makarnanızın adı, sofranızın tadı
Tatilya: Eğlence cumhuriyeti
Tefal: Ne varsa sende var
Tefal: Sen her şeyi düşünürsün
Tekel Birası:O Bazılarının Tercihi Yeni Rakı ´´SÖZ BÜYÜĞÜN´´
Telefunken: Görüntü ve ses teknolojisinde uzman
Tema Vakfı: Türkiye çöl olmasın
Tempo: Cuma, Cumartesi, Pazar, Pazartesi, Salı, Çarsamba, TEMPO, TEMPO...
Tepe Betopan: Yapıların yeni yüzü
Tikveşli: Ağzının tadını bilenlere, altın kaymaklı Tikveşli
Tikveşli: Paylaşmanın lezzeti
Timaş Yayınları: İyi ki kitaplar var
Tokai: Çakar çakmaz çakan çakmak
Top Avenue Alışveriş Merkezi: Mutlu alışveriş için doğru seçim
Total: Doğru yerdesiniz
Toyota Corolla: Sizi çağırıyor
Toyota RAV4: Hayatı hafife al
Toyota Yaris: Yaris'i olan anlar
Toyota: O varsa sorun yok
Toy`s `r` us: Hep ucuz, en ucuz
Tö Bank: Alternatif güç!
Tuborg Pilsener: Müzik her zaman her yerde
Tuborg: Make room for fun.
Tuborg: Yüzyıldan beri değişmeyen lezzet
Tukaş: Tam kıvamında
Turhal Belediyesi: Cumhuriyetle değişen ve gelişen Turhal
Turk.net: Bağlanacaksın, kopamayacaksın
Turkcell: Çünkü iletişim çok şeyi değiştirir
Turkcell: Tam 10 yıldır Turkcell çalışıyor Türkiye Kazanıyor
Turkish Daily News: İngilizcenizi ilerletmek mi istiyorsunuz, yoksa
unutmamak mı? O halde
Turkish Daily News: Turkish Daily News okuyun
Tursil: Parlak beyazlık için parlak fikir
Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı: Göklere sahip olmadıkça vatana
sahip olamayız
Türk Telekom: Büyüyen Türkiye`nin habercisi
Türk Telekom: Fiyatlar yarı yarıya, sohbetler doya doya
Türk Telekom: Konuş benimle
Türk Traktör Fabrikası: Önderliğinin bilincinde olan kuruluş
Türkiye Bayan Voleybol Milli Takımı: Filenin sultanları
Türkiye Emlak Kredi Bankası: Evinizin bankası herkesin bankası
Türkiye Erkekler Basketbol Milli Takımı: 12 Dev Adam
Türkiye İş Bankası: Paranızın, istikbalinizin emniyeti
Türkiye İş Bankası: Türkiye`nin bankası
Türkiye İş Bankası: Türkiye`nin dünü, bugünü, yarını
Türkiye Vakıflar Bankası: Bankamızı seçtinizse tercihiniz doğrudur!
Tv 8: Hayat burada
Twigy: Bu terlik, tam benlik!


U-Ü


Uludağ Gazoz: Efsane gazoz
Uno Pizzabaz: Kendi pizzanı kendin yap, nasıl istersen öyle yap
Uno: Ekmeğinizi elletmeyin
Uno: Uno ile içim rahat
Ups: Eş zamanlı taşımacılık
Urfa Pak İsot: Lezzeti tadında
Ülker Badem Kraker: Badem biter, Adem gider
Ülker Biskrem: Bi' Biskrem versem
Ülker Çikolata: Tadı nefis, fiyatı tatlı
Ülker Çikolatalı Gofret : Çikolatalı
Ülker Fındıklı Gofret : 9 kat tat
Ülker Hero Baby: Sağlıklı besin kaynağı
Ülker Kremini: Adını unutabilirsiniz, tadını asla!
Ülker Metro: Çünkü hayat dinamiktir
Ülker Pasta: Kendi çapında pasta
Ülker Taç Kraker: Atıştırın, açlığınız yatıştırın
Ülker Teremyağ: Tereyağının lezzet ikizi


V


Vakıfbank: 21. Yüzyıl Bankacılığı
Vakıfbank: Ömür boyunca aylık gelir yalnız Vakıfbank verir
Vakıfbank: Bankalar insanlarla çalışır
Vakko: Bir aşk yetmez
Veet: Etkisini uzun süre hisset
Veezy: Kim tutar sizi
Vernel: Vernel`leyin yumuşacık olsun Vernel`leyin mis gibi koksun
Vestel: Hedef büyük, koşmak gerek!
Vestel: Teknolojinin Türkçesi
Vestel: Vestel'e terfi edin, rahat edin
Vichy: Cildinizin sağlık kaynağı
Vim Bulaşık Kremi: Yakalayın yeşil ışığı, hesaplı parlak bulaşığı.
Vivident: Güvenle çiğneyin, bembeyaz gülümseyin
Volkswagen Bettle: Think small
Volkswagen Polo: Bu biraz da güven meselesi değil mi?
Volkswagen Sharan: Her canlının yavrusunu güvenle taşımak için seçtiği
bir yol vardır.
Volkswagen: İnsan görmek istediğini görür
Volkswagen: Otomobil aşkına
Volvo V40: Hayat kurtarmak için tasarlandı


W


Weber Markem: Yapılar için profesyonel çözümler
Winhouse: Kazanan ev
Worldcard: Her zaman iyi teklifler sunar


Y


Yağmur Mobilya: Yağmur'a tutulacaksınız
Yapı Kredi Yatırım: Hayat bir yolculuksa, yeriniz önde olmalı
Yapı Kredi: Burası Yapı Kredi. Fark burada.
Yapı Kredi: Hizmette sınır yoktur.
Yapı Kredi: Tık tık tık eyi günler.
Yatırım Finansman Menkul Değerler: Yatırım bizim işimiz
Yeni Asır: Ege`nin sesi.
Yeni Ford Mondeo: Liderlik ruhunda
Yeni Rakı:Söz Büyüğün
Yeni Turbo Compact Grill: Kalbinizin dostu
Yeniçağ: Ülkesinden ve milletinden taraf!
Yıldız: Fala inanma, Yıldızsız kalma
Yimpaş: En iyisi, en hesaplısı
Yms Mobilya: Yaşanan mekanlarda sizlerle
Yurtbay Seramik: Doğadan sanata
Yurtiçi Kargo: Söz verdigim[iz] gibi.


Z


Zaman: Farklı Gazete
Zaman: Gerçekler Zamanla anlaşılır
Zemzem Kola: Serin serin iç. Doya doya iç. Kana kana iç.
Zetina Dikiş Makinası: Her genç kızın rüyası.