Perşembe, Nisan 05, 2007

Sarı kart, kırmızı kart...

Akadaşlar…
Bu sitenin bir hakeme yöneticiye her neyse birine ihtiyacı var.
Belki birkaç kişiye…
Maçlarda olan ama hayatta olmayan şeyi burada başarabilir miyiz:
Hakem
Sarı ve kırmızı kart gösteren bir hakem.

6 Comments:

Blogger Nokta Çelik said...

Yeter. Lütfen. Bir önceki mesaja yorum yazdım. Artık daha fazla uzatmayın. Yeni başlık açıp durmayın. Şu süren tartışmanın ortaklara bir katkısı yok. Admin mi istiyorsunuz, o zaman söyleyeyim admin'lerden biri benim. Çok rica ediyorum. Konuyu burada, bu boyutuyla derhal kapatalım!

Teşekkürler.

05 Nisan, 2007 14:31  
Blogger Murat Sohtorik said...

Kapattığınız eksiklikleriniz olsaydı keşke....

05 Nisan, 2007 14:36  
Blogger Tayfun Kısacık said...

Murat Sohtorik, hakaret niteliği taşıyan söylemlerinize devam etmeyeceğinizi umuyorum. Aynı tavrı sizden de bekliyorum sevgili genç reklam yazarı arkadaşlarım. Küçük küçüklüğünü, büyükse büyüklüğünü bilmelidir. Türkçeye hakim olmak önemli bir mevzu, tartışmaların ta en başında da söyledim bunu. Doğru bulmadığımız şeyleri elbette eleştirebiliriz... Ama bu, burayi reklamyazilari haline getirmenizi gerektirmez. Tüm grubu sükunete davet ediyorum. Kimseyi Ortak Defter'den atacak değiliz. En azından şimdilik böyle bir niyetimiz yok... Ama tahrik edici ve aşağılayıcı cümlelerinize dikkat etmenizi öneririm... Zira sarı kartı görecek olanlardan biri de sizsiniz Murat Sohtorik.. Biri diyorum çünkü üslubuna dikkat etmeyen ve hakarete vardiran diğer arkadaşlar için de geçerli bu. Türkçeyi tartışmıyor, hakaretleşiyorsunuz. Biz de bunu Ortak Defter'de yapmanızı istemiyoruz. Olay bundan ibarettir.

05 Nisan, 2007 15:35  
Blogger Murat Sohtorik said...

Tayfun Kısacık kimdir..

Benim hakaret niteliği taşıyan bir metnimi örnek göstersin lütfen...

Böyle anlamsız konuşan Ortak Defterlilerin kim olduklarını gerçekten merak ediyorum...

05 Nisan, 2007 15:43  
Blogger Tayfun Kısacık said...

Tayfun KISACIK, sizi üzülerek Ortak Defter'in dışına göndermek zorunda kalan üç admin'den biridir... Buyrun kırmızı kartınız.

05 Nisan, 2007 15:48  
Blogger Emrah Kural said...

Sevgili Kısacık, sizden ricam Murat Sohtorik’i defterden atmamanız. Çünkü az sonra yazacaklarım için buraya cevap yazmasını istiyorum ya da bak işte ben gittim arkamdan konuşuyor demesini istemiyorum.

Sohtorik’in yaktığı ateş bakıyorum ki defterin sayfalarını teker teker tutuşturmaya başladı. Kirlenmek güzeldir dedi ve bir anda bütün kinini ve bastırılmış nefretini kusup bu sayfaları şuursuzca kirletti. Hem de öyle bir kirletti ki bugüne kadar defterde başka konularda bir saygı çerçevesinde birlikte tartışan arkadaşlarım “genç kalem, yaşlı kalem” kavgasına girişti. NEDEN! Murat Sohtorik’in ortaya attığı “ukala genç yazarlar” söyleminden.
Nereden çıktı bu söylem... Ali’nin (ki kendisini hiç tanımam) Murat Sohtorik’e cevap niteliğindeki yazısından. Ali’nin yazdığı her satırın altına imzamı atarım.
ÇÜNKÜ Murat Sohtorik’in yorumlarını bir reklam yazarına yakıştıramadım. Reklam sloganı hakkında yaptığı yorum gerçekten beni kendisi hakkında hayal kırıklığına uğrattı. Kendisinin yorumlarını okurken, her gün mücadele verdiğim ve hep sonunda Türk halkı geri zekâlıdır bunu anlamaz, daha “idiot proof” olalım türü cevaplar aklıma geldi.
Şimdi ne olacak... Murat Sohtorik biraz kitap karıştırsın ya da çok karıştırmasına gerek yok, “Marketing Türkiye” okusun. Kağan İşmen’in kim olduğunu öğrenir. Eğer bu tartışmayı sürdürmek istiyorsa da istediği kadar sürdürebilir. Bana da sen kimsin diyebilir, kendi bilir.

Son olarak Ali’ye aramıza hoş geldin demek istiyorum. Yorum yazanlardan da bir tek Erçin’i tanıdığım için (okul’dan) biraz sakin ol diyorum.

Tüm ortaklara sevgiler (sana da Murat Sohtorik)

05 Nisan, 2007 16:43  

Yorum Gönder

<< Home