Çarşamba, Kasım 16, 2005

"Bir gol yeter"

Diyordu maçı anlatan arkadaş, maçta 70'li dakikalar oynanırken.. Belki de cümleyi "Tur atlamamız için bir gol yeter" diye kurması gerekiyordu. Çünkü gerçekten de "bir gol yetti" bizi dünya kupasından etmeye. Üzüldüm.

4 Comments:

Blogger Ayşe Tüzel said...

Evim Fenerbehçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'nun neredeyse içinde. Akın akın insan geldi bugün maça. Kolay kolay Fenerbahçe maçlarında görülmeyen bir mahşer yeri kalabalığı vardı. Futbolu görmezden gelenlere cevap gibiydi. Yaklaşık 45.000 kişi bir tek amaç için bağırıyordu. Gözlerimin önünde. Balkonumun altında. Ben de elbette. O kadar yıkıldım ki, maçı hem TV'den takip edip, hem de açık camdan tribün tezahuratlarına eşlik ederken. Gönderilmiş "post"u görünce dayanamadım. Belki "Ortak Defter"in defterinde pek yok futbol ama... Kahroldum. Katılıyorum sana Murat. Bir gol yetti. Yazık.

16 Kasım, 2005 23:12  
Blogger Murat Kaya said...

Geçmiş olsun. İlginç değil mi "Ortak Defter"de futboldan konu açılmaması? Yeterli bir "erkek kitle" de var hani. Futbol=Erkek İşi şartlanması ile düşünürsek.

Maçı izlerken aklıma hep önceki maçlarda yapılan hatalar geldi. Futbol Federasyonu'nu bir "reklamveren" olarak düşündüm. Sonra da onu "kampanya ortasında ajans değiştiren" bir reklamverene benzettim. Eh. Yine "iyi ajans"a vermişler işi demek ki başarı "kılpayı" kaçtı ...

Avea'ya da tebrikler ve teşekkürler. Devre arasındaki film için. Daha önce kullanmışlar mıydı o filmi bilemiyorum ama sevdim hem de sevindim. Sevgi kelebeği miyim neyim bu gece?:)

16 Kasım, 2005 23:23  
Blogger Ayşe Tüzel said...

Futbol=Erkek işi... Beni can damarımdan vurdun sevgili Murat. Futbol, kadın-erkek ayırdetmeyen çok ciddi bir iştir. Zaman zaman entellektüellerin görmezden geldikleri, küçük gördükleri futbol dünyayı yerinden oynatacak kadar güçlü bir silahtır.

Bu saatte bile konu futbol olunca ahkam kesme başarısını gösterdiğim için kendimi tebrik ediyorum.

Bu arada bence Futbol Federasyonu oldukça başarısız bir "reklamveren". LÜTFEN kampanyasının TV filminin metnini hatırlar mısın bilmem? Orada alenen provakasyona açık, konseptine bire bir ters düşen ve insanların kafasında gerçekten soru işaretleri oluşturan bir cümle vardı: "Oyunu kuralına göre oynayacağız." Bu söylem, bizim dilimizde, "madem öyle işte böyle" gibi bir yaklaşıma karşılık gelir ki sonrasında da gördük. Gelsin Gökdeniz olayları, gitsin "Turgay Biçer" rezaletleri... Neyse bir ara uzun uzun konuşuruz bunları fırsatımız olursa.

Bu arada söylemeden edemeyeceğim, yakında online olacak kişisel Web sayfamda futbol yazılarım da olacak reklam yazılarıma inat :)

16 Kasım, 2005 23:42  
Blogger Murat Kaya said...

Türkiye Futbol Federasyonu'nu "reklamveren" olarak görmem metafordu. Hani "Ersun Yanal" Ajans ile çalışmayı bırakıp "Fatih Terim" Ajans'la çalışmaya başlamasından dem vurmaya çalışmıştım...

Web sayfanızı da merakla bekliyoruz Ayşe Hanım. Bu arada "evet, o kampanyayı hatırlıyorum" da diyeyim:)

17 Kasım, 2005 23:00  

Yorum Gönder

<< Home