Çarşamba, Temmuz 06, 2005

İnsanlar gelirler ve de giderler...

Zamanında gelen insanlar şimdi gidiyorlar...

Ne kadar kolay git demek...

Gitmek istemeseler de gidiyorlar çünkü kimse istenmediği yerde durmuyor.

Onca insan, onca emek bir günde yok oluyor.

Sabahlara kadar çalışmışsın, sabahın köründe başlamışsın kime ne, yeter ki git...

Zor, çok zor gitmesen de gidenlere bakmak

Bakalım sıra bize ne zaman gelecek...

3 Comments:

Blogger Başak Kanat said...

Sevgili Tunç,

Hislerini çok iyi anlıyorum...
Ne de olsa aynı çatı altında çalışıyoruz.

Gerçekten çok zor onca zaman birlikte çalıştığın, güldüğün, üzüldüğün dostlarının öylece gitmesini izlemek (hele bir de toplu kıyım yaşanmış, küçük bir ajanstaki çalışan sayısı kadar eleman işten çıkarılmışsa)...
Ama emir büyük yerden gelince, tüm büyük "network" ajanslarında yaşanan bir durum bu...
Ne yazık ki fabrika mantığında işliyor her şey, tabii işten çıkarmalar da...
Gidenlerin o güne kadar kattıkları değer unutuluyor, maddiyat önplana çıkıyor.

Ama unutmamamız gereken çok önemli bir nokta var: Biz çok şanslıyız!
İnsanlığımızı unutmadığımız için şanslıyız.
Arkadaşlarımız giderken, "oh be, neyse ki giden ben olmadım" demeyip, onların adına üzüldüğümüz için, hala içimizde bir yerlerde temiz bir şeyleri tutabildiğimiz, kaybetmediğimiz için şanslıyız.
Hatta bazıları için "keşke o gideceğine, ben gitseydim" diyebilecek kadar geniş yürekli olabildiğimiz, sevgiyi ne olursa olsun elden bırakmadığımız için şanslıyız.

Verilen emekler bu kadar kolay çöpe gitmemeli...
Bu kadar kolay "git" dememeli, diyememeli...

Neyse ki biz biliyoruz...
Emek verenler, emeklerinin değer bulacağı ülkelere uçuyor... Sıcak ülkelere...

Yolları açık olsun!

06 Temmuz, 2005 18:01  
Blogger Emrah Kural said...

başak, tunc ben de duydum olanları ne diim sizinle aynı hisleri baska bir yerde olsam bile paylasıyorum beraber calıstıgım insanlar hic bir gerekce gosterilmeden kapının onune konulabiliyor, cok sinir bozucu. Ama bunu daha once hic yasamadık mı sanki...

25 Temmuz, 2005 16:36  
Blogger Emrah Kural said...

başak, tunc ben de duydum olanları ne diim sizinle aynı hisleri baska bir yerde olsam bile paylasıyorum beraber calıstıgım insanlar hic bir gerekce gosterilmeden kapının onune konulabiliyor, cok sinir bozucu. Ama bunu daha once hic yasamadık mı sanki...

25 Temmuz, 2005 16:36  

Yorum Gönder

<< Home