Çarşamba, Temmuz 06, 2005

Göndermeleri beklemeden gidebilmeli insan...

Şimdi okudum Tunç Balaban'ı... Bu aralar buralarda da bol bol göndermeler ya da gitmeler var. İnsan göndermeleri beklemeden gidebilmeli. İstediği zaman, istediği gibi... Ya da gitmesini istemediğiniz kişi bir türlü gidememeli.

Bencilce mi şimdi bu dediğim?

Hayır, aslında masumca...

Tek başınayken paylaşmanın anlamı nedir ki, birlikteyken güzel hayatın tadı.

2 Comments:

Blogger Ayşe Tüzel said...

Gitmeyi Bilmek

Bazen sadece bilmek yeter... Düşünmesen de, yaklaşamasan da, cesaretin olmasa da... Bilmek yeter, bir gün, bir zaman -ki o istediğin zaman- çekip gidebileceğini. Arkana bile bakmadan, sonrasını hesaplamadan, yürüyüp gidebileceğini bilmek yeter. İşte özgürlük budur. Yapmak ya da gitmekten öte bilmektir özgürlük. Gitmekse cesaret ister, yürek ister, dimdik ayakta durmayı başarabilen bir akıl ister. Bunu başarmak bilmenin ötesine geçmektir. Hazzı dayanılmaz olur. En keskin şaraptan bile daha fazla haz verir. Ne mutlu ki gidebilenlere. Ne mutlu ki bilmenin ötesinde gitmeye cesaret edebilenlere...

Gidesim mi var nedir?

19 Temmuz, 2005 10:24  
Blogger Ayşe Tüzel said...

Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

19 Temmuz, 2005 10:24  

Yorum Gönder

<< Home