Çarşamba, Kasım 30, 2005

-------------------------------------------->>

Bu defter, kapanıyormuş diye üzülen, niye kapanıyor diyen, geri sayıma rağmen yazan, zaman bulup yazmaya devam edenlerin.

Onlar için olmaya devam edecek.

Yazmayanları, yazmayışları ayıklayacak.

12 Comments:

Blogger Erçin Sadıkoğlu said...

Biliyordum...

İyilerin esas oğlan olduğu filmlerde geri sayım sayaçları her zaman durdurulur, iyiler her zaman kazanır! :)

Kasım'ın son günü, Ortak Defter'in -ikinci- ilk günü...

30 Kasım, 2005 09:51  
Blogger CigdemZeytin said...

Teşekkürler.

"İşte bu" demek istiyorum. :)

30 Kasım, 2005 10:17  
Blogger deniz ural said...

Kırmızı tel mi mavi tel mi kesildi bilmiyorum. Ama belli ki doğru bir hareket var ki ortada, bomba patlamadı.
Bugün güzel bir gün oldu!

30 Kasım, 2005 11:31  
Blogger Tayfun Kısacık said...

Ortaklık zordur. Yürütmek için ekstra çaba gerektirir.

30 Kasım, 2005 11:44  
Blogger Murat Kaya said...

Bugün, kafamda "acaba ne oldu?" sorusu ile giriş yaptım Ortak Defter'e. Sayın Haluk Mesci'nin "sağ sinyali" gördüğüm en güzel sağ sinyal idi..:)

Bunu kutlamak için büyük bir video dosyası yüklüyorum internete. İzleyenler için güzel bir tekrar, henüz izlememiş olanlar için de güzel bir anı olur diye. [Adresi paylaşacağım.]

Çok yaşa Ortak Defter! İlkokulda iken defterlerimizi kaplatır bir de etiket yapıştırmamızı isterlerdi. Bu defter, hem "kapanmaz" hem "etiketlenmez" hem de "kap kabul etmez". Öyle değil mi?:)

30 Kasım, 2005 17:01  
Blogger Ayşe Tüzel said...

İşte buna içilir diyorum... Bunu hep birlikte kutlamaya ne dersiniz?

Uzun zamandır böyle derin bir "ohh" çekmemiştim.

30 Kasım, 2005 17:06  
Blogger Nokta Çelik said...

ELİMDEN GELEN BU


Elimden gelen bu ben iki kişiyim
Çoğalmak neyse ne azalmak zor
Birisi seni her an bırakıp gittiğim
Öbürü kan gibi tutulmuş seviyor
Ağzındaki acı alnındaki çizgiyim
Gözlerine kirli bir bulut getirdim
Hiçbir sevinç aydınlığı onu silemiyor

Elimden gelen bu ben iki kişiyim
Birisi kapadığın kapılardan gitmiyor
Yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o
Bir yerin üşüse onun sıcaklığı
Öbürü en içten çağrını işitmiyor
Alıp tutmaksa o basıp gitmekse o
Bakışları kıyısız deniz uzaklığı

Elimden gelen bu ben iki kişiyim
İkisi birden çıkmaya uğraşıyor
Bilmem ki hangisinden nasıl vazgeçeyim
Birisi yeni baştan serüvene başlamış
Öbürü silahında son mermiyi sıkıyor
Çoğalmak neyse ne azalmak zor


Attila İlhan

30 Kasım, 2005 17:21  
Blogger Haluk Mesci said...

Birlikte içilir önerisine cevap gene bizlerden gelecek, başka kimden gelebilir ki ? Ben varım. Bu cuma akşamı Çiçek Pasajı Seviç yapalım mı ? Kimler var ? Kaçta buluşuyoruz ?

Haluk Mesci

30 Kasım, 2005 19:55  
Blogger Başak Kanat said...

İşte buna içilir...mi?
İçilir tabii!

Ortak Defter hiç gitme e mi?
Hep kal...
Hep güç ver...
Güç al...

Yanım(ız)da kal e mi?

30 Kasım, 2005 21:16  
Blogger Nokta Çelik said...

Tamam, yarın akşam için ben de varım.

01 Aralık, 2005 12:01  
Blogger Ayşe Tüzel said...

Hay aksi diyorum Cuma akşamı için. Çok çok ciddi bir diş hekimi randevum olmasa böyle demezdim. Üstelik öneriyi yapan da benim. Hevesliyim. Ama Cuma akşamı üstelik saat 20.00'de diş hekimi randevum. Offf diyorum. Üzüldüm.

01 Aralık, 2005 12:17  
Blogger CigdemZeytin said...

Ben de katılamıyorum çünkü Eskişehir'e gitmek durumundayım. Katılabilecek kişi sayısı çok değilse ertelenmesi mümkün müdür? demeden yapamıyorum. Ben Pazartesi gece döneceğim. Haftaya bir gün olursa harika olur.Değilse herkese teşekkür ederim ve de ne mutlu ortaklığımıza. :)

Muhabbetimiz bol olsun.

01 Aralık, 2005 14:38  

Yorum Gönder

<< Home