Çarşamba, Ekim 05, 2005

Bir isteğim var sizden...




Bugün sabah gazetesinin arka kapak içinde çıkan şu ilana bir bakın,
sonra da diğerine...
Sonra o atlas jet ilanının kenarındaki imzaya bakın.
Daha sonra da "Satan Reklam Yaratmak" kitabının 113.sayfasına
ve o kitabın çıktığı yayınevine bir bakın...

Bir sigara yakın!!
Çok şey mi istedim?

5 Comments:

Blogger Haluk Mesci said...

"Atlas Jet ilanı ne marka ?" diye bir yazı yazacaktım, dışarıda olduğum için benden önce davrandınız ! Benden çok yaşayacaksınız...

Bir ricam var. Üşenmeyip, Olcayto Cengiz kardeşimizden de rica etsek, Atlas Jet ilanını da bir güzey tarasa senin-sizin post'a eklesek tarihi bir saptama olur...

Bakalım sırada başka ne marka (!) ilanlar var ?

05 Ekim, 2005 15:22  
Blogger Erçin Sadıkoğlu said...

Olcayto hepimizden çok yaşayacak o zaman.
Ayaklanmayı başlatandır kendisi :)

05 Ekim, 2005 15:27  
Blogger Ceylan Pojon said...

Üstelik sadece esinlenme, fikir alma, başlık çakma filan da değil mesele. Body copy'ler de neredeyse aynı. Takip ettiği sıra bile…

Bir şey daha dikkatimi çekti!

Avis, birincilik tahtına oturmadık henüz ikinciyiz diyor ama Atlas Jet'in ikinciliği, IATA'ya kabul edilen Türkiye'nin kaçıncı havayolu şirketi olduğuyla ilgili.Yani Türkiye'nin en süper, en büyük, en iyi vs. havayolu şirketi olup da kuruluş zamanlaması gibi kronolojik nedenlerden ötürü de IATA’ya ikinci kabul edilen şirket olabilir. Bu durumda da daha iyi hizmet vermek için yırtınıyor olmaları bile, henüz zaman makinesi icat edilmemiş olduğundan bir işe yaramaz.

Gördüğünüz gibi, “esinlenme” nedeni bile tutmuyor.

05 Ekim, 2005 16:00  
Blogger Tayfun Kısacık said...

Sabah işe geldiğimde birlikte çalıştığım sanat yönetmeni arkadaşım gazeteyi önüme getirdi. Çünkü Onur Air ikimizin müşterisi. Garipsemedim inanın. Güldüm. İlana atılan imzaya bakmadan evvel adamlar ikinci konumdaki bir marka için yıllarca beklemiş diye geçirdim içimden. Yıllarca düpedüz araklanarak uyarlanmış kampanyalar gördük. En güzel örnekleri siyasi partilerin seçim kampanyalarında gizli tabii. Ustelik Truman ya da Marshall döneminde, yani Amerika'da 50 yıl önce yapılan seçim kampanyalarıydı bunlar. Hatırlarsınız çok değil üç beş sene evvel Türkiye halklarıyla sözleşme imzalıyordu birileri. Atlasjet ilanını hazırlayan ajansın ve tabii ajansıyla özdeşleşmiş olan şahsın böyle şeyler yaptığını duymuştum. Yıldız stratejileri demekki bunu söylüyor, Marketing Türkiye'ye çarşaf çarşaf verilen ve diğer reklamcıları aşağılayan ilanlar bunu söylüyor demekki. Yaratıcılık bitti, yaşasın taratıcılık! Sizce Avis kampanyasındaki etkinin onda biri var mı bu ilanda? Menşei neresi olursa olsun bir fikri aynen kopyalamak ve emeğe saygısızlık yapmak böyle bir ajansa yakışıyor mu?Effie'de ödül alamadığı için salonları yuhalayarak çıkan insanlara yakışıyor mu bu tavır? Ödül alamadığı için yarışmalara katılmayacağını açıklayan bir ajansa yakışıyor mu tavır? Gençlerin iç çekerek baktığı üç beş ajantan biri olan bir ajansa yakışıyor mu bu tavır? Çıktığı reklam konulu programlarda şöyle yaratırız, böyle yaratırız diyen ve her iki kelimede bir kendini yukarılayan bir ajans başkanına ve her şeyden önce onun yaratıcı kimliğine yakışıyor mu bu tavır? Belki reklam yazarları ve sanat yönetmenleri sıkça eleman ilanı veren bu ajansa "zaten sizin elinizde hazır işler var, neden sizinle uçalım ki?" diye yanıt verebilir.

05 Ekim, 2005 17:12  
Blogger Barış Purut said...

Bazı arkadaşlardan duyduğuma göre Derici, "kopya çektiğini" kabul ediyormuş.

Bu manzara Quiz Show'u seyretmiş olanlara eminim tanıdık gelecektir.

Charles Van Doren duruşmada "Evet, şike yaptım" diyerek jürinin çoğunluğunun "Ne kadar da dürüstsünüz" özetli takdirlerini topladığında salonda tek bir kişi kalkar ve "Bir yetişkinin doğruyu nihayet söylediği için övülmesini kabul edemiyorum" der.

Tamam, olan olmuş, peki nasıl olduğu konusunda bir fikri olan var mı? Müşteri ne kadar biliyordu mesela? Koskoca ajansta bir kişi olsun kalkıp da "Orada durun bir dakika" diyemiyor mu? Öyle böyle değil ki, çok meşhur bir kampanya Avis'inki. Ya da itiraz edenler susturuluyor mu?

(Quiz Show, 1994, bahsi geçen alıntı)
Congressman Derounian: I'm happy that you've made the statement. But I cannot agree with most of my colleagues. See, I don't think an adult of your intelligence should be commended for simply, at long last, telling the truth.

11 Ekim, 2005 17:24  

Yorum Gönder

<< Home