Çarşamba, Aralık 13, 2006

Yazmak ve de yazmamak

Bir yol kitabıdır Pinhan; ufak bir harf sürçmesiyle "yok" kitabı oluverir. Yola çıkmak gerekmez onu okumak için, yerinden kıpırdamazsın bile bazen. Sonra bir an şaşırırsın, bir eşikte bulursun kendini. İleri gitsen bir bilinmez, geri dönsen bir boşluk. Oysa fazla duramazsın eşikte; ya beyninle yaparsın seçimini, ya kalbinle. Ve ne kadar uğraşsan da geciktirmeye, karşında durur yol, teşvik eder seni gitmeye.

Her insan bir uçurumdur, içine dalınca görürsün derinliğini. Her insan bir yoldur, eşikte bekleyerek öğrenemezsin seni nereye götüreceğini.

Korkaklık mıdır eşikten geri dönmek, yoksa ilerlemek deli cesareti mi? Çünkü öyle bir yolda yürür ki insan, devam etmek için yok etmelidir geldiği yeri.

"Tamamdır, ölsem gam yemem." dediğin bir gün görürsün, yine ulaşmışsın bir eşiğe. Bakla falı açar gibi açarsın Pinhan'ın bir sayfasını rasgele.

İşte o sayfada Deryakeş o kadar mutlu ve hülyalı, o kadar serkeş ve uçarıdır ki, fark edemez düşmanları tarafından kıstırıldığını. Püskürtebileceği tehlikeye bakarken öyle mesuttur ki, "Kabulümdür!" der ölümüne sadece.

Anlayınca sonunda üzerinde durduğun eşiği, alırsın kalemi eline. "Kabulümdür," dersin, "akacak olan kan da olsa, mürekkep de."

1 Comments:

Blogger Emrah Doğu Akay said...

Ne hoş bir yazı, teşekkürler...

Önemsiz bir bilgi notu:
Pinhan tutmak; saklamak, gizlemek.
Ruşen kılmak; açığa çıkarmak, aydınlatmak.

"Gamım pinhan tutardım ben, dediler yare kıl ruşen..." Fuzuli

14 Aralık, 2006 17:06  

Yorum Gönder

<< Home