Perşembe, Eylül 21, 2006

Küçük Düşmüş Metinler

1- Haluk Bey’e.
Hmm!
Yaz TansuMM.

2
“Panamalı bir hasta için acele pan aranıyor ya da Panama’da kanal tedavisinin dünü bugünü”
(Tansu M. Gülaydın-Hiç Bildirilmemiş Kongre Bildirileri’nden)

3
Hitler, çoğul bir sözcüktür.

4
Ne hakkında olduğu hiç önemli değil. Herhangi bir konuda, uzunca bir konuşma yapsaydım –ki sevmem bu tür konuşmaları- nasıl başlardım, ortasına nasıl düğüm atardım, nasıl bitirirdim?

4a- Nasıl başlardım?
Bayanlar ve Baylar!
Bizler, hayat üzerine kuramsal olarak kafa yoranlar şunu belirtmek isteriz ki...
(Hayat üzerine kuramsal olarak kafa yormak... Konuşmanın başında şöööyle ayrı bir yerde konumlayacaksın kendini ki, saygı göresin.)

4b- Nasıl düğüm atardım?
Bayanlar ve Baylar!
Unutmayınız. Konserve kahkaha varsa, salamura hüzün de vardır.
(Ne demekse artık?)

4c- Şöyle bitirirdim:
Evet Bayanlar ve Baylar!
Koca bir dönem nihilist duygularla kapanıyor.
Kimse aklından çıkarmamalıdır ki,
geçmişteki kural çiğnemeler,
gelecektekileri mümkün kılar.
(Bir atasözü denemesiyle bitirmedeki fayda sezildi sanırım. Karizmatik bir bitiş oldu.)

5
Tarih tereddütten ibarettir.
(Yoksa tereddüt değil miydi o? Yok yok, tereddüttü canım. Yoksa değil miydi?)

6
O ana abanmış kısa öykücülük sunar: ‘Savaş Nedeni’

-Canım iki bira çeker misin bize, hadi be güzelim be. Bi’ de çerez şey’diver, canım benim.
-Abi şu gördüğüm Avusturya-Macaristan Veliahtı değil mi?
-Aaa! Valla o. Bu ne haşmettir be babaoğlu be!
-Abi, şimdi şöyle bi’şey var; haşmetin de sonu var be abi.
Bu dünya ne sana ne de bana kalır, canım abime bak sen be.
-Var be gülüm. Cihan maiyetinde olsa ne yazar di mi?
-Abi bak, bıçaklı bir genç arkadan sinsice yaklaşıyor abi. Amman abi, verdi bıçağı, asfalta serdi dalağı… Avusturya Macaristan Veliahtı çöp oldu abi.
-Oğlum ben tanıyorum bu herifi, öğrenci bu, Sırp oğlum bu. Bizim karşı dairede üç talebe kalıyo’lar.
-Dediğimiz çıktı, bu dünya ne sana ne bana kalır, demedik mi abi?
-Öyle be hoca, yarın bi savaş çıkar, dünya ikimize de kalmaz, di mi hoca.

(Metin üzerinde çalışmalar: Öyküyü okuduktan sonra Birinci Dünya Savaşı’nın nedenini bir çırpıda söyleyiniz.)


7
Sık yazamayanlara tavsiye: Ufak ufak yazın. Şöyle beş altı adet biriktirin. Üstüne yakışıklı bir başlık atıp, çakın.

6 Comments:

Blogger Nokta Çelik said...

Çok sevdim bu yöntemi:) Damlaya damlaya göl olur. Bu arada yaşasın, bizim defter su geçirmez!

22 Eylül, 2006 01:15  
Blogger Haluk Mesci said...

Amanın !! Tansu bunlar ne güzel metinler !!

Yazzzz Tansu... Daha sık. Ufak mufak.

22 Eylül, 2006 08:02  
Blogger Maksude Kılınç said...

Döktürücü! Şükür yahu.

Bu arada evet hayat tereddütlerden ibarettir!

22 Eylül, 2006 09:41  
Blogger Tansu M. Gülaydın said...

Ortaokula gittiğim zamanlarda Türkçe kitabında 'Metin Üzerinde Çalışmalar' bölümü vardı. Şiir, öykü, deneme her neyse, parçanın altında yer alan ve okuduğun parçaya ilişkin sorular soran bir bölümdü bu. Soruların en komiği de şuydu:
'Yukarıdaki parçada yazar ne demek istemiştir? Kısaca açıklayınız.' Adam derdini anlatmak için sayfalarca öykü yazmış. Ben nasıl kısaca açıklayayım...

22 Eylül, 2006 12:23  
Blogger Şahin Tekgündüz said...

Uzun lafın kısası. Yani, sözün özü, özün de sözü...

23 Eylül, 2006 12:06  
Blogger Murat Kaya said...

Hitler hitlemez çalan 45'lik.
Metinin üzerinde çalışma var.

Ah yaktın beni Tansu Abi :)

24 Eylül, 2006 02:55  

Yorum Gönder

<< Home