Cuma, Ağustos 25, 2006

Denizanası mı ?? Niye ki ?

Bir süredir yarı ölü duran bir blogum vardı. 'Post-modern lügat : Blügat' diye bir şey. Güzel bir şey oldu, ODTÜ'lü dostum Derya Tanyel'in gazı ve emeğiyle canlandı blog. Belki görmek istersiniz diye buraya adresi koyayım :
http://veveyayani.blogspot.com

Ve oraya son koyduğum yazıyı sizlerle buradan paylaşayım :

Sahillerimizde denizanası çoğalmış ya, gazetelerde bir alay haber var. Birden takıldım : Niye denizanası demiş kim dediyse ? Niye ana daha doğrusu... Bence yanlış bir yakıştırma. Madem insanları dalıyorlar filan, bence bunlara denizmagandası demek gerek.

Evet, evet, iyi oldu bu. Denizmagandası ! [Denize giren başka magandalarla karışır mı derseniz, bilmem, o zaman düşünürüz.]

5 Comments:

Blogger Gökşen Gökçer said...

Yüzerken sinsice mayomun içine girip göbeğimi yer edinen yaratık. Evet! Kesinlikle denizmagandası! Çok yakışmış yeni ismi:)

25 Ağustos, 2006 13:28  
Blogger Ahu Serap Tursun said...

Çok tehlikeliler ama uzaktan baktığımızda bu kadar estetik süzülen çok nadir yaratık vardır.

25 Ağustos, 2006 15:57  
Blogger Maksude Kılınç said...

Hiç rastlamadım ama yapışma durumunda limon gerçekten çözüm müdür?

Ne kadar zarar verici olsa da denizmagandası o tatlı süzülmelere pek uymadı. Denizdalamacısı ya da denizısırganı çok mu garip olur?

25 Ağustos, 2006 17:32  
Blogger Ahu Serap Tursun said...

Amonyaklı su ile silmek gerek. Ancak yaraya dokunmamak, ovuşturmamak ve kaşımamak gerekiyor. Yoksa zehir yayılabilir.

25 Ağustos, 2006 20:57  
Blogger Bülent Şentay said...

Zehirli olmayan bazı türleri savunma amacıyla ışık saçtıklarından biz bunlara -çocukluğumun Ayvalık'ında- "deniz lambası" derdik.

26 Ağustos, 2006 11:33  

Yorum Gönder

<< Home