Salı, Ocak 03, 2006

Tüm Başvurular Gizli(!)

Burası bizim "Dertleşme Köşemiz" değil mi? O zaman bir derdim var. Çok sinirlendim ve çok üzgünüm. Paylaşayım. Belki de ters bir gün, bir okuyun derdimi, akıl verin, fikir verin ya da "Aman Ayşe, sen de buna mı takıldın durup dururken, boşver, hep böyleler işte" diye sakinleştirin beni. Bilmiyorum.

Kiminiz biliyor, kiminiz bilmiyor ama bir süredir iş arıyorum. Ben de pek çok arkadaşım gibi eleman ilanlarını dikkatle takip ediyor ve uygun gördüklerime "cv" gönderiyorum. Tabii ki bunu pek çok arkadaşım gibi e-posta yoluyla yapıyorum. Bundan 1.5 ay kadar önce 42. Paralel adlı ajansın "Reklam Yazarı" ilanını hatırlarsınız. Kendime uygun görüp "e-posta" ile "cv" gönderdim. Ben nereden bileyim ilanın altına koydukları "Tüm başvurular gizli tutulacaktır." cümlesinin bir "leke"den ibaret olduğunu.

Aradan geçen 1.5 ay süresince hiç ses çıkmadı. Önemsemedim tabii. Normaldir bizde, iş başvurularına olumsuz olsa bile yanıt almamak. Lakin bugün bir e-posta geldi. Gönderen "Aysun Yavuz" (Allah Allah kim ki bu), "Konu: Yok" (Spam mi acaba), "Kime:" kutusu ise 100'ün üstünde e-mail adresi dolu. Ekte ise bir jpeg! "cevap.jpeg!"(Ne cevabı ola ki!)

Ve şok!
"Toplu iş başvurusu reddi"
Göreniniz, duyanınız oldu mu böylesini bilmem ama benim cinlerim tepeme çıktı! Herkesin e-posta adresi ortada, bir umut yanıt bekleyen herkese tek seferde, uğraşmadan yanıt (ee server yorulmasın tabii).

Sayın Yavuz'a ve o e-posta'da adı geçen tüm arkadaşlarıma "Reply All" düğmesini tıklayarak bir yanıt yolladım. Buyrun yanıt burada:

"Sayın Yavuz,

Sizin şahsınızda kurumunuzun bu "ilginç" "iş başvurusu toplu red" yönteminizi şiddetle kınıyorum. Özellikle "gizlilik" prensibini, mail adresleri ve isimleri açık ve net bir şekilde görünen herkes adına ihlal etmiş bulunmaktasınız. Eleman ilanlarınıza sırf "leke" olarak koyduğunuz "Tüm başvurular gizli tutulacaktır." cümlesinin sizi aynı zamanda yasal bir yükümlülük altına aldığını sanırım önemsemediniz. Bu tavrınız, bugün ve gelecekte "insan kaynakları" yaklaşımınızı net olarak ortaya koymaktadır. Gelecekte görüşmeyeceğimiz çok açıktır.

Bu kadar önemli bir konu için, sadece "cevap.jpeg" adı altında bir resim hazırlayıp, emek ve zamana olan saygınızı da ifade etmiş oldunuz.

Burada adı geçen tüm arkadaşlarım adına çok üzgünüm. Herkes için en kısa zamanda, "ahlaki değerlere saygılı, kurum olmanın bilincinde, işini profesyonelce yapan bir işyeri" diliyorum.

Saygılarımla
Ayşe D. Tüzel"


Sinirim yine de geçmedi. Hızımı alamadım. Buraya da yazıyorum. Biri beni sakinleştirsin.

11 Comments:

Blogger Haluk Mesci said...

Allahım ne düzeysizlik ! Ne ayıp ! Sinirlenmekte, Ortak Deftere yazmakta çok ama çok haklısın.

Bence, o listede adı olan herkese yazıp onların da protesyoya katılmasını sağlamak gerekir.

Reklamcılar Derneğine de yaz bence. Söz konusu ajans üyedir veya değildir, ne yaptığı bilinsin derim.

Abraham Lincoln suikasti sonrasında bir gazetecinin Bayan Lincoln'e sorduğu soru dünyanın gelmiş geçmiş en büyük gafı sayılıyormuş : Her şey bir yana Bayan Lincoln, oyunu nasıl buldunuz ? Buna benzeyecek belki ama, bir nokta var mı acaba olup bitende : Cevabı böyle düzeysiz ve düşüncesiz göndermek acaba ajans politikası mı yoksa bir kişinin işgüzarlığı mı ? Bu durumda, ajans başkanına da yazmak gerekir diyorum da...

03 Ocak, 2006 20:49  
Blogger Nokta Çelik said...

Ne desen haklısın Ayşe Tüzel! Gerçekten ayıp etmişler. Kötü niyet değil de bilgisizlik, teknik aksaklık, dalgınlık aramak istiyorum arkasında. BCC yapayım derken TO'ya yazmış olabilirler. Biliyorum yine de mazeret değil, dedim ya haklısın.

03 Ocak, 2006 20:55  
Blogger Vahide Tandelen said...

Ayşe'yi takip ediyorum ben de. Aynı yanıtı ben de aldım, çok sinirlendim, sonra Ayşe'nin mailini okudum. Replay all'u tıklayarak ben de bir cevap yazdım. Şimdi de aynı sıkıntı için ortak defterdeyim.

Şimdi ben, bu tavrı sergileyen kişi ya da kişileri bir sürü şeyle suçlayabilirim. Ancak yaptıklarını kısaca 'koca bir ayıp' diye nitelendirmekle yetineceğim şimdilik.

Bunun yanlışlıkla, bir anlık dalgınlıkla yapılmış olmasını umduğumu ve bir açıklama beklediğimi yazdım. Tek tepki verenlerin Ayşe ve ben olmayacağımıza da inanıyorum.

Gerçekten çok ayıp!

03 Ocak, 2006 20:56  
Blogger Bülent Şentay said...

42 kez, Pes!

03 Ocak, 2006 21:22  
Blogger Ayşe Tüzel said...

Şimdi daha iyiyim. En azından boşuna sinirlenmediğimi biliyorum. Dediğiniz gibi sevgili Haluk Mesci, ajans başkanına ve Reklamcılar Derneği'ne de yazacağım. İşin üzücü yanlarından biri de o e-posta adreslerinin yer aldığı listede sanırım konuyla ilgisi olmayan insanlar da varmış. Yani kaymaklı katmerli dalgınlık(!) Onlardan tepki e-postaları geldi. "Vay efendim utanmıyor musunuz bizim e-posta kutumuzu doldurmaya" diye :)

Kuyuya taş atan delinin hikayesine döndü bu... Çok ayıp oldu. Dalgınlık ise bu, bence de pes!

Neyse yeni yılın daha ilk günlerinde tadımızı bu kadar da kaçırmayalım.

Beni sakinleştiren herkese teşekkürler.

03 Ocak, 2006 23:01  
Blogger Doğan Yarıcı said...

"Hep" başvurular gizlidir :-)

04 Ocak, 2006 05:08  
Blogger Önder Öncel said...

Bu maili atan kisi gelen tepkiler uzerine bir aciklama(!) yapiyor ve " arkadaslar beni yanlis anladiniz bu bir toplu red maili degil tesekkur ve geri donus mailidir, yanlis anlasildiysa ozur dilerim diyor. Soz konusu mailin ek dosyasinda yazani aynen ben de yaziyorum. Bunun neresi tesekkur neresi geri donus yorum sizin:

"Sizinle tanıştığımıza çok memnun olduk. Şu an değilse bile, belki ileride gorusmek uzere..."

04 Ocak, 2006 12:01  
Blogger Erçin Sadıkoğlu said...

Aynısı değilse bile bir benzerini, bizim çok meşhur hatta marka olmuş ajanslarımızdan birisi ile yaşadım bir sene önce. "...başvurunuz cv bankamızdadır, bıdı bıdı bıdı" bilgisi, kendisini otomatik mail sanan bir kişi tarafından telefonda okunmuş ardından da aynı telefon yüzüme kapatılmıştı. Kısa bir şokla direkt geri arayıp, "ayıp" demiştim uzun cümleler kurarak.

Bazıları komik hatta çok ilginç sanıyorlar kendilerini, reklamcılar ya... Kendini beğenmişleri ve terbiyesizleri ise saymıyorum bile.

04 Ocak, 2006 14:37  
Blogger Murat Kaya said...

Dün gece eve dönerken bir anda arkamda bir araba belirdi ve çarpıp bir süre sürükledi... Sonra da kendi etrafında bir kaç tur atarak yine bana çarpıp durdu.

Rapor tutuldu: Karşı taraf alkollü, 50 promil. Benimki 0 (yazıyla sıfır). Arkadan çarpıyor! %100 kusurlu yani.

Bugün beni arayıp "seni dava ediyorum" deme cesareti gösterdi karşı taraf.

Canım o kadar sıkkın ki dün geceden beri. Ben sağlamım ama arabada hasar var.

Canı zate sıkkın olan Murat bu post'u okuyunca, daha da sıkıldı...

2006 kötü başladı... Ama iyi bitireceğiz.

04 Ocak, 2006 19:41  
Blogger Nokta Çelik said...

Değişik bir başvuru hikayesi de benden... Yıllar önce insan kaynaklarında bir ilan vardı ve başvuru için telefon numarası verilmişti. Bu oldukça garip gelmişti bana. Başvuru için, biraz da meraktan aradım ve telefonu açan kadından şöyle bir yanıt aldım: Kontenjanımız dolmuştur!!!

Bu arada Murat Kaya arkadaşım, geçmiş olsun.

04 Ocak, 2006 23:54  
Blogger Murat Kaya said...

Çok teşekkür ederim Nokta. Sağol, vâr ol.

05 Ocak, 2006 00:02  

Yorum Gönder

<< Home