Pazartesi, Eylül 03, 2007

İbrahim Akar

Gün çok güzel başlamıştı. Önce Cihangir Kahvesi'nde sıcak bir çay, sevdiğim arkadaşlarımla çaydan sıcak bir muhabbet, muhabbetin önüne geçemeyen bunaltıcı sıcaklıkta bir hava...
Birden Baran 'Hadi karşıya geçelim' dedi. Hepimiz sanki bu kararı daha önceden almışız gibi masadan kalktık. Hatice 'Önce Eminönü'ne uğrayalım mı' dedi. Hep birden 'Olur' lafı ağzımızdan çıkıverdi. Fatih'in zaten cennet canına minnet, 7 senedir N.Y'da yaşayıp memleket hasretiyle yanıp tutuşuyor. Eminönü'ne kadar o sıcakta yürüdük, inanılmaz keyifli bir gün geçiriyoruz, ama içimde bir sıkıntı var...

Tam balık ekmek kokularının etrafı sardığı, denizin ve martıların sesini bastıran insan kalabalığının, uğultusunun arasında telefonum çaldı. Arayan İbrahim Akar idi. İbrahim ile devamlı şakalaşır, eğlenecek bir şeyler buluruz. Her zaman birbirimize şaka yoluyla takılır, ruhumuzu gıdıklayacak kelime oyunlarıyla hayatı tiye alır, sonra asıl konuya geçeriz. Ama bu sefer öyle olmadı. Uğursuz telefona 'Efendim' dediğim anda bir şey olduğunu anladım. İçimdeki sıkıntının sebebini İbrahim iki kelimeyle açıkladı; 'Bağırsak kanseriyim...'

Olduğum yerde kalakaldım. O neşe dolu, yan yana getirdiği kelimelerle dünyayı değiştirebileceğine hala inanan, yürekli, gözlükleriyle bile kötüyü seçemeyen (görmek istemeyen) İbrahim, hastaydı. 20 yıldır reklam sektöründe birçok kampanyaya imza atan, işinin hakkını sonuna kadar veren İbrahim, hastaydı. Kıpırdayamadığımı hissettim. Baran suratımdan anlamış, gözleriyle soruyor. Cevap veremiyorum...

Sen bunu da atlatırsın İbrahim, biz neler atlattık yalan mı?
Tabii atlatacağım, şüphen mi var.
Hayır yok tabii!!
E sen ne yapıyorsun?
Eminönü'ndeyiz arkadaşlarla.
Benim gözümlen bak Eminönü'ne, çok özledim...
...................................

Ege Üniversitesi'nde İbrahim Akar'ın tedavisi haftaya başlıyor. 1 ya da 2 ay İzmir'de kalacak İbrahim. Tanıyanlar ve İbrahim'in yüreğini bilenler, sizin de yeriniz muhakkak vardır onun kalbinde...

5 Comments:

Blogger Nokta Çelik said...

Geçmiş olsun, acil şifalar.

03 Eylül, 2007 16:40  
Blogger Can Yücel Metin said...

Geçecek olsun, büyük büyük kocaman şifa dileklerimle.

03 Eylül, 2007 23:17  
Blogger Maksude Kılınç said...

Tuğçe, söyler misin İbrahim'e, gözlüklerini hiç çıkarmasın.

Geçmiş olsun, kolay gelsin, tümüyle geçsin gitsin.


İnsanın konduramadıkları daha ağır sanki.

04 Eylül, 2007 08:51  
Blogger Ahu Serap Tursun said...

Çok geçmiş olsun, acil şifalar diliyorum.

04 Eylül, 2007 10:08  
Blogger Ayşe Tüzel said...

Bu da geçecektir. Ha gayret cümleten... Şifası inattır bu illetin. İnadımız eksik olmasın.

04 Eylül, 2007 11:23  

Yorum Gönder

<< Home