Çarşamba, Kasım 22, 2006

Yorumsuz...

Size komik bir öykü anlatacağım. Bu sabah öğrendim, günüm aydınlandı, ışıl ışıl oldum.

İzmir'de bir ajans, büyümeye, kurumsallaşmaya hazırlanan bir firmaya logo ve kurumsal kimlik çalışması yapmış. Tahmin edeceğiniz gibi iş gelmiş gitmiş, gitmiş, gelmiş, günlerce görüşmeler sürmüş. Ajansın ne kadar çalıştığını, ne çok logo yaptığını tahmin edersiniz.

Neyse sunum yapılmış, müşteri logoları bir gün dinlendirmek istediğini söylemiş. Ertesi gün müşteri ajansı aramış, düşüncelerini şöyle dile getirmiş; "Dün gece benim hanım rüyasında bir logo yaptığını görmüş. Öyle beğenmiş ki bana da anlattı, ben de beğendim. Size de anlatayım, ben o logoyu istiyorum, onu yapalım."

Ajansın neler söylediğini tam olarak bilmiyorum ama "Size hizmet vermek istemiyorum, gidin, logoyu karınız yapsın!" gibi birşeyler dediğini tahmin ediyorum ya da öyle olmasını diliyorum.

Kabalığımı affedin ama tek bir söz çıktı ağzımdan; "Oohhaaa!"

8 Comments:

Blogger Nokta Çelik said...

Hımm, peki yıldızlara da sormuş mu acaba, astroLOGOsu ne diyormuş:)

22 Kasım, 2006 12:06  
Blogger Ahu Serap Tursun said...

Eline kalem kağıdı alıp 'ben böyle bir şey istiyorum' diyeni görmüştüm de, bunu ilk defa duyuyorum.:)

'Bizim hanım rüyasında gördü'...

Şirketinin geleceği hanımının rüyasına bağlıysa, vay haline...

22 Kasım, 2006 19:31  
Blogger Çağlayan İbiş said...

Kabak dolması yaparken bulduğu sloganı da altına yazarlarsa tam olurmuş. :)

23 Kasım, 2006 10:29  
Blogger Can Yücel Metin said...

Hikaye gerçekten eğlenceli, ama ben gülemiyorum. Sebep? Böyle bir teklif karşısında, "Tamam o zaman, logoyu bize anlatın da çalışalım" diyecek insanların olduğunu bilmek.

23 Kasım, 2006 11:10  
Blogger Maksude Kılınç said...

Evet Can Yücel, asıl soru işareti orada. Sizin oraları bilmem ama bizim buralarda onlardan bolca var. Asıl canımı acıtan da bu.

Hadsizliği birileri yapar da devamını kim, nasıl getirir?

23 Kasım, 2006 13:48  
Blogger Ömer Siber said...

Evet bize çirkin geliyor ama patron(lar) olaya bizim baktığımız yerden bakmıyor. Patron bir an evvel logo tasarım faturası kesmek istiyor ve karşılaştığı bu durumu eşeleyip pisliğe ulaşmayı, çalışanının gözünde de geri dönemeyeceği bir noktaya varmayı istemiyor. O, şirketini yürütmenin peşinde. Varsın adamın karısı rüyasında görmüş olsun logoyu, ne fark eder, bizim art bunu güzelce çalışır, hem onore etmiş olurum adamı da...

Ben açıkçası müşterinin aslanın midesinde olduğu böyle bir zamanda takdir haklarını uyumluluktan yana kullanan patronluk müessesesini çok da fazla suçlayamıyorum.

Yanlış anlaşılmasın, doğru buluyor değilim fakat suçlayamıyorum...

23 Kasım, 2006 15:57  
Blogger Tuğçe Özel said...

Sanırım Ömer doğru bir noktaya parmak bastı. Açıkçası, ben de bunu yapan patronları suçlayamıyorum...

24 Kasım, 2006 12:10  
Blogger Can Yücel Metin said...

Bizim işimiz iletişim. Yeteneğimiz ve bilgi birikimimiz bu yönde gelişiyor. Herkesin kendi bildiği işi yaptığı bir dünyanın, daha yaşanılır bir yer olacağını ilk düşünen ben değilim belki ama hayalini kurmaktan bile büyük keyif alıyorum. Benimle çalışmayı tercih eden bir inşaat firmasına "Harcını az koymuşsunuz, temele de biraz daha da kum atın." şeklinde bir teklifle gitmediğim sürece, benim işime de karışmalarını istemiyorum. Ekmek aslanın ağzındaysa, bırakın da orada kalsın. Üç kuruş fazla kazanacağım diye, yeteneğimi ve bilgimi geri plana itme hakkını kendimde göremiyorum.

24 Kasım, 2006 15:37  

Yorum Gönder

<< Home