Cumartesi, Kasım 11, 2006

Biraz deli işi biliyorum...

Bugünün cumartesi olması ve şu saatlerde kendime zaman yaratabilmemin sevinciyle, tek tek sık kullanılanlarımdaki siteleri inceliyordum. Ama her zaman ki gibi, yine ilk iş olarakOrtak Defter'i incelemeye başladım. Yeni yazılar eklenmiş mi diye okurken, son zamanlarda defterimizin katılım oranının düşüklüğü canımı sıktı. Geçen aylarda ki yazılara göz gezdirdim. Ve üşenmedim tek tek saydım. Hangi ayda kaç yazı eklenmiş ve kaç cevap yazılmış? Biraz deli işi biliyorum ama çok da normal olduğumu söyleyemem. :) Sıkılmadan saydığım konular ve cevaplarında ki dağılım da şu şekildeymiş:

Ağustos ayında 48 yazı eklenmiş ve 243 cevap yazılmış.
Eylül ayında 75 yazı eklenmiş ve 232 cevap yazılmış.
Ekim ayında 55 yazı eklenmiş ve 172 cevap yazılmış.
Kasım ayında (11 Kasım itibarı ile ) 16 yazı eklenmiş ve 34 cevap yazılmış.

Hımmm!

Tabi bir de, geçen aylarda yazılarını keyifle okuduğum bir çok ustamın da yazmadığı yada eskisi kadar yazamadığı da dikkatimi çekti. Ben defterimizde bir çok ustama göre daha çok yeni sayılırım. Ama bu defterde sağ sütunda adım yazılı olsun diye üye olmadım ben. Elbette ki, yazı işi biraz keyif işidir, hatta keyif almazsanız yazamazsınız. Zorlamayla yada görev olsun diye de yapılamaz. Bizler de burada keyifli yazıları paylaşmak adına varız. Okurken inanılmaz keyif aldığım o yazıların eklenmesinde ve cevaplarında ki düşüş beni üzüyor. Fikir almak, fikir belirtmek, ustalarımı okumak ve bir şeyler yazabilmek adına buradayım. Yaz mevsiminde genel olarak bir rehavet vardır ve bilgisayar başından kalkmak, kendimizi dışarıya atmak için fırsat kollarız. Kışın tam tersi olur, en azından benim için...

İşlerin çok yoğun olmasından dolayı ( ki dilerim çok yoğundur ) yazılamadığını ve bu yüzden deftere katkıda bulunulamadığını umuyorum...
Sizleri okumak ve sizlerle aynı defterde olmak büyük bir mutluluk...
Dilerim en kısa zamanda tekrar hangisini okuyacağımı şaşıracağım kadar çok yazı eklenir defterimize...

Tüm ustalarıma güzel bir hafta sonu diliyorum. :)

10 Comments:

Blogger Çağlayan İbiş said...

Bence tam akıllı işi. Çünkü ben de uzun zamandır okumaktan keyif aldığım ustalarımızın bir kısmını göremiyorum ve üzülüyorum.

Çıraklığıma verirseniz eğer ustaların olduğu yerde gül biter derim! :)
Bekliyoruz kendilerini...

11 Kasım, 2006 20:48  
Blogger Tuğçe Özel said...

Uzun zamandır öksüz ve yetim kaldı Ortak Defter...

En kısa zamanda ustalarımızın yazılarını bekliyoruz...

Deli gözüksek de akıllı cümleler kurabiliyoruz değil mi?

:))

11 Kasım, 2006 23:49  
Blogger Çağlayan İbiş said...

Bu istatistikler tam 69 reklam yazarının olduğu bir defter için ne kadar da az değil mi?

12 Kasım, 2006 14:24  
Blogger Vahide Tandelen said...

Arkadaşlar,

Deftere daha sık yazılması için kaçıncı yazı yazıldı bilmiyorum. Ancak ben artık bu yazıları görmekten sıkılır oldum. Evet, sayfanın sağ tarafında adı olup da hiç yazmayanlar var. E yazıldı bununla ilgili kaç defa, adam belki defteri de okumuyor ki, hadi yazalım dediğinizi görmüyor. Belki insanları yazmaya özendirmek için yazılmamasından şikayet etmek yerine burayı daha çok herkesin yazmak istediği bir defter haline getirmek gerekiyordur. Öyle olmadığını bilsem de bu ve benzeri yazılar gördüğümde sanki buranın rica minnet yürüdüğünü görür gibi oluyorum. Yapmayalım bunu.

Ortak defteri sahiplenen birileri var. Burayı okuyan bir sürü insan var. Ara ara yazan var, her zaman yazan var. Ustası var, çırağı var. Ortak Defter var ve biz düşünmeye, tartışmaya, yazmaya devam ettiğimiz sürece de olacak.

13 Kasım, 2006 11:15  
Blogger Ahu Serap Tursun said...

Sevgili Vahide Tandelen, yazımda defterimizin rica minnetle yürüyen bir blog olduğunu ima etmiyorum. Ortak Defter siliniyor, unutuluyor, sahipsiz kaldı gibi söylemlerde de bulunmadım. Böyle bir davranış haddime de düşmez... Sadece merakımı dile getiriyorum ve ustalarımı daha sık okuyabilmek adına dileğimi aktarıyorum. Deftere sık yazılması için yazılan yazıları okumak ve hatta dile getirerek yazmak beni de üzüyor. Dilerim bir daha bu tür yazılar yazılmaz (yazmam) ve bu yönde cevaplar da yazılmaz (yazmam)...
Ne çok dileğim varmış meğer. :))

Sevgilerimle.:)

13 Kasım, 2006 12:06  
Blogger Maksude Kılınç said...

Defter okunuyor arkadaşlar, gerekirse benim gibi boğulmuş adamlar da, bazen işten ya da uykudan çalıp okuyor.

Bazen iki ya da üç günde bir takip edebiliyorum. Eğer anlık yazılması, cevaplanması, düşünce bildirilmesi gibi durumlar varsa treni kaçırıyorum ve yazmıyorum.

Tansu gibi 'yaz kenara at' deyip biriktirmeyi de beceremiyorum. Öyle olunca böyle oluyor işte.

13 Kasım, 2006 15:48  
Blogger Ayşe Tüzel said...

Hadi kuyuya taş atayım. Deftere sık yazılması mı? Yoksa deftere doğru dürüst, okunaklı, adam gibi yazılması mı?

:)

13 Kasım, 2006 22:14  
Blogger Hatice Üzgül said...

Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

14 Kasım, 2006 11:43  
Blogger Hatice Üzgül said...

Ahu hanım, rica etsem yazınızı tekrar gözden geçirerek hatasız ve akıcı hale getirmeniz mümkün mü?

14 Kasım, 2006 15:42  
Blogger Ahu Serap Tursun said...

Sevgili Hatice Üzgül, yazımı tekrar gözden geçirdim ve hızlı yazmanın etkisi olarak 'ki' ve 'yada' yazım hatalarım olduğunu gördüm ancak kavrama açısından akıcılıkla ilgili bir hatam olduğunu düşünmüyorum. Yine de özenin için teşekkür ederim.

16 Kasım, 2006 13:17  

Yorum Gönder

<< Home