Çarşamba, Ağustos 09, 2006

Tarihi eserlerin iadesi

Suudi Arabistan kralının gezisi nedeniyle, eskiden bire merak ettiğim bir şeyi yazıyorum...

Hani tarihi, arkeolojik vb eserlerin ait oldukları ülkeye iade edilmeleri durumları var ya, örneğin Suudi Arabistan tutup ilgili uluslararası mahkemelere başvursa ve Osmanlının zamanında Arabistan'dan kaldırıp getirdiği, 'kutsal emanetler' adı altında toplanan şeyleri geri istese. (Bu örnek kapsamı acayip genişletilebilir, bir geçirin kafanızdan hele.)

Ne olur ? Asıl önemlisi, Türkiye'nin tavrı ne olur ? AKP hükümetinin tavrı ne olur ?

Buyrun bakalım.

5 Comments:

Blogger Maksude Kılınç said...

AKP'nin nasıl bir tepki göstereceğini bilemem ama şunu diyebilirim.

Sadece biz değil tüm ülkeler için çılgın bir tempo başlardı. Anadolu'nun pek çok eseri dünyanın pek çok müzesine yayılmış durumda. Sanırım en çok Türkiye, Mısır, Hindistan geri dönüş yaşardı. Bu konuda en zorda kalan ülkelerden biri de, en büyük sömürgecilerden İngiltere olurdu herhalde. Aman ne büyük bir karmaşa.

09 Ağustos, 2006 10:43  
Blogger Emrah Doğu Akay said...

Benim aklıma beş yıldızlı otel olmak üzere yıkılan, Osmanlıların mimari şahanelerinden biri olan Mekke'deki Ecyad kalesi geldi. Medine'deki tarihi tren garı ve El Hufuf'taki yine bir mimari harikası olan İbrahim Paşa Kalesi'nin de tehdit altında olduklarını unutmamak gerekiyor. Kısaca ben olsam önce bunların hesabını sorarım.

Kutsal Emanetler'in, Suudi Arabistan'a ait olduğunu kimsenin iddia edeceğini sanmıyorum. Zira Osmanlı Padişahları aynı zamanda (son dönemlerde pek söz geçiremeselr de) tüm İslam aleminin de padişahlarıydı. Dolayısıyla şu an bulundukları yer anlam açısından itiraz edilemeyecek bir yer. Üstelik gidenler bilir, Topkapı Sarayı'nda saklandıkları bölüm olan Has Oda'da 24 saat aralıksız olarak Kur'an okunuyor.

09 Ağustos, 2006 15:22  
Blogger Haluk Mesci said...

Ayrıntısını bilerek konuşuyor değilim ama, bu alandaki uluslararası hukuk kuralları geçerli olmalıdır ve ötesi, yani kültürel ortaklık, tarihi birliktelik vs yoruma katılmamalıdır.

09 Ağustos, 2006 17:00  
Blogger Eda Çizioğlu said...

Arkeolojik eserler söz konusu olunca, eserin doğduğu topraklara geri gelebilmesi için asıl ait olduğu topraklardan çalınmış olması gerekiyor.
'Kutsal emanetler' konusunda bilgim yok ancak ülkemizden alınarak Avrupa ve Amerika'da sergilenen pek çok eser vakti ile Osmanlı padişahları tarafından hediye edildikleri için T.C'ye gelme olasılıkları da çok az.

Ancak çalınarak götürülenler için hukuki yollar kullanılabiliyor ki, o da her zaman sonuç vermiyor.

09 Ağustos, 2006 23:57  
Blogger Erçin Sadıkoğlu said...

"Arkeolojik eserler söz konusu olunca, eserin doğduğu topraklara geri gelebilmesi için asıl ait olduğu topraklardan çalınmış olması gerekiyor..." demiş ya Eda,
aklıma şunu getirdi, kutsal emanetler, Yavuz Sultan Selim Mısır'ı aldıktan sonra İstanbul'a taşındı, yani imparatorluk sınırları içinde yer değiştirdi o günün koşullarında.

Bu sebeple de Suudi Arabistan'ın emanetleri geri istememesi daha doğrusu isteyememesi gerekiyor diye düşünüyorum.

10 Ağustos, 2006 14:04  

Yorum Gönder

<< Home