Perşembe, Mayıs 25, 2006

Reklamcılık

Reklamcılar meslekler arasında en karizmatik, en ilgi çekici olanı kuşkusuz. Yaratıcılık bu mesleğin vazgeçilmezi. Taklit etmek, esinlenmek de vazgeçilmeze giden adımlardan. Lakin bu konuda beni en çok rahatsız eden taraf tüccar kafalı şirket sahibi arkadaşların bu mesleği zevkle ve istekle yapmaya çalışan ve bu konuda uzun süre eğitim almış arkadaşlara saygısız ve medeni kurallar dışında davranmaları. Bu davranış biçimini kesinlikle onaylamıyorum.

Tuğçe Özel'e yapılan bu çirkin davranış biçiminin aslında birçok ajansta fazlası ile yaşandığı da bir gerçektir. Benim fikrim kısaca şudur; Reklamcılık her önüne gelenin yapabileceği bir iş veya kurabileceği bir şirket olmamalı, derneğimiz ya da derneklerimiz bu konuda girişimlerde bulunmalıdırlar. Reklamcı olabilmek için reklamcılar dernekleri uygunluk kriterleri oluşturmalı ve bu konularda yeterli görülenlere lisans verilmelidir. Bunun yanında, meslek hayatları boyunca oluşuşturulacak kurulla sürekli denetim altında tutulmalıdırlar.

Bu konu bir çok boyutta ele alınabilir, bunu tartışmaya açmak istiyorum.

2 Comments:

Blogger Tuğçe Özel said...

Herkese çok teşekkür ederim.

Birazdan aile avukatımızla görüşmeye gideceğim. Hukuki yolların ne kadar zor olduğunu bilsem de, harcanan emeğin ve yapılan saygısızlığın bedeli ödenmeli. İşten eleman çıkartmak, kovmak bu kadar basit olmamalı. Bir günde eleman işten çıkartılmaz, çıkartılamaz. Konuşulur, elemana süre tanınır, o da iş arar. Hakaret edilmez, edilemez!

Şu ana kadar sektörde, bu sebeple mahkemelik olan kimseyi duymadım, olsun! Susmanın, olayları yutmanın kimseye bir faydası yok...

Ben yine de isim verip, kimseyi deşifre etmek istemiyorum. Hukuki yolları öğrenip, size de bildiririm.
Haklarımızı savunmanın zamanı geldi de geçiyor bile!!

Tekrar herkese teşekkür ederim.

25 Mayıs, 2006 12:59  
Blogger Maksude Kılınç said...

Dernekler, aman iş yerde kalmasın görevi alayım ya da bu sorumluluğu duyuyorum diyenler tarafından yönetilirler. Yaptırım gücü de tartışılır. Hele ki endazesi, ölçüsü olmayan bizimki gibi mesleklerde.

Ama nasıl da ihtiyaç var bir disiplin oluşturmanın, hakların çerçevelerinin çizilmesinin.

Hem dışarıya hem de iç yapılanmaya karşı oluşturulacak bir disiplinler listesini hazırlamak ne denli önemli.

Hadi hazırlayalım ama buna uyulacak mı da diyen çıkabilir. Olsun! Hep adım adım gelişmiyor mu her şey.

Keşke bu disiplinin ilk basamaklarını biz oluştursak.

25 Mayıs, 2006 13:41  

Yorum Gönder

<< Home