Perşembe, Ağustos 31, 2006

zamanla kendinden iğrendiren iyi reklam. olmaz demeyin, oluyor...

Türkiye - Arjantin Dünya Basketbol Şampiyonası çeyrek final maçının başlamasına bir kaç dakika kala yayıncı kuruluş NTV'de, kariyer.net'in reklam ajansı tarafından bu karşılaşma için özel olarak hazırlanan reklam filmi dönmeye başladı. Filmde erkek dış ses, Arjantin dilinde bir konuşma yapıyor, aynı konuşma ekranda yazı olarak yer alıyor ve Türkçe altyazı olarak da bizlere aktarılıyordu. Arjantinli basketbolculara, şayet oynayacakları bu maçtan sonra iş değiştirmek isterlerse -basketbol oynayamadıklarına karar vererek- kariyer.net'in kendilerine yardımcı olacağı söyleniyordu. Heyecanla beklediğim bu son derece önemli -şahsi kanaatimdir- maçın başlamasına dakikalar kala karşılaştığım sempatik reklam filmi, iyice gerilmiş sinirlerim üzerinde sürmenaj etkisi yaratıp bendenizi kıkırdamalara gark etti. Derken karşılaşma başladı ve biz kötü başladık. Her bir dakika fark açılmaya başladı. İlk mola aralığında girilen reklam yayınında tekrar gösterilen sözünü ettiğim reklam benim için ilk hissettirdiğinden çok başka şeyler ifade ediyordu artık. Ama, ama hala umut vardı. Maç dönebilirdi. Sonuçta fark –kaç sayı olduğunu hatırlamıyorum o esnada- kapanmayacak boyutlarda değildi. İbrahim devreye girebilirdi, Serkan vardı o olmasa, 12 dev adamdık biz... Ama olmadı. Adamlar çok kocaman kaldılar bizimkilerin yanında. Fark giderek açılmaya, NTV her molada, her bulduğu boşlukta reklam girmeye, kariyer.net de her kuşakta yer almaya devam etti. Arjantinli oyuncuların kendilerinden emin gülümsemeleri kafamın içinde o lanet olası reklamla karıştı, dalga geçiliyormuşum hissiyatı yarattı, Ermal’ın yan bağları kopmuş el parmağına rağmen hala canını ortaya koyuşu gözümü yaşarttı...

Halbuki kariyer.net reklamı olmasaydı hiç böyle bir psikolojiye girmeyecektim. Adamlar bizden iyi ve gayet normal olarak bizi yeniyorlar deyip geçecektim.

Zamanla kendinden iğrendiren iyi reklam. Olmaz demeyin, bakın oluyor...

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home