Cuma, Ağustos 11, 2006

hasan abi ve nurten abla

Çaycı Hasan Abi tatile çıktı. Memleketi Kastamonu'ya gitti. Yerine bir Nurten Abla getirmişler idareten. Çayda demli - ajansta kıdemli Hasan Abi'in tatilinin üç hafta süreceğini söylemiş olacaklar Nurten Abla'ya ki, gelir gelmez kendi düzenini kurdu mutfakta. Baktım, ters çevrili kupaların altına gazete kağıtları sermiş hemen. Şekerleri daha eli yüzü düzgün bir kaseye doldurmuş. Mutfak egemenliği kadına yakışıyor. Yalnız türk kahvesini pek tutmadım. Su gibi böyle. Hasan Abi'nin rica minnet kırk yılda bir yaptığı kahve daha güzel oluyordu.

Hem komik adamdır bizim Hasan Abi. Sefer tasıyla evden getirir yemeklerini. Şirketin verdiği Multinet alttan alttan birikmiş durmuş aylarca. (Belki de biriktirmiş durmuş) Sonra kartın arka yüzünde sıralı ikonların arasında bir telefon ikonu vardır ya, onu fark etmiş, (Belki de yemek parasını biriktirme amacı o telefondu, sormadım o kadarını) gitmiş cep telefonu satan bir bayiye, telefon beğenmiş, ödemek için Multinet’ini uzatmış. Gülüp geçmişler, satmamışlar buna telefonu. Hasan Abi de fena halde kızmış tabi. Ertesi gün gelmiş bana dert yanıyor. E satmayacaklar madem, buraya bu telefon işaretini niye koyuyorlar dedi. Bakayım bakayım dedim. (Dikkat etmemişim daha önce hiç arkasına kartın) Hasan Abi, bu işaret, kartlı telefonlarda kullanılıyor anlamına geliyor galiba dedim, hııı dedi. Anladım ki pek aklına yatmadı.

Nurten Abla'nın da pek sevimli bir yüzü var. Bu sabah geldim ajansa, çayımı doldurmak için mutfağa yöneldim, baktım bizimki mutfağın açıldığı koridora atmış sandalyesini. Beni gördü gülmeye başladı. Çok sıcak içerisi dedi. İyi etmişsin dedim. Önceki gün Çağlar’la (Bizim sanat yönetmeni) bana attığı fırçayı hatırlamaz gibi güldü, ne hikmetse (saçmalama hikmet) o gülüş bana o fırçayı hatırlattı. (Geçen gece yemek sipariş etmiştik dışarıdan, yedikten sonra işe dalıp kapları çöpe atmayı unutmuşuz, ertesi sabah “bunları çöpe ataydınız odanız böyle kokmazdı” diye ayar vermişti)

Öyle işte.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home