Perşembe, Ağustos 31, 2006

deniz mahsullü makarnanın gör dediği

Yeni bir yol denemeye karar verdim Ortak Defter’e yazmak için. Galiba sorunum göndereceğim yazıyı blog tarafından dayatılan mesaj yazma haznesinde şekillendirmeye çalışıyor ve yazmaya başladıktan sonra birkaç dakika içinde kenarlardaki koyu renkli sınır çizgileri yüzünden kendimi kısıtlanmış hissediyor olmamdı. İnsan bildiğinden şaşmamalı. Bir Word sayfası açıp, orada yazmalı, silmeli, düzeltmeli.

Neyse, asıl konum bu değildi.

Öğle yemeğinde deniz mahsullü makarna yedim. Yerken aklıma “denizden babam çıksa yerim” önermesi geldi. Pek adetim değildir o cümleyi kurup, kendimi yediğim yemekle ilgili olarak ekstra motive etmek ama söyleyenlerle aynı hisleri paylaşırım deniz menşeili yiyecekler hakkında. Neyse. Bu “denizden babam çıksa yerim” hadisesindeki anlamsal ortada kalmışlık birden ilgimi çekti. Fark ettim ki iki farklı anlama gelebiliyor söz konusu önerme.

Şöyle ki:

a) Baba, söz konusu önermeye göre hayatta en sevilen varlıktır. Buna rağmen denizden çıkması halinde yenmekten kurtulamayacaktır.

b) Anneye duyulan sevgi, insani sevgi anlayışının çok ötesindedir. İkinci en sevilen insan olan baba ise bu anlayış dahilindedir. Yani denizden annesi çıksa yemeyecek olan kişi, denizden babası çıkması halinde onu yiyecektir.

Denizden çıkan yiyeceklere beslenen sevgiyi anlatıyor gibi görünen bu önerme yoksa baba kavramını mı sorguluyor? Bilemiyorum. Bilemiyorum.

4 Comments:

Blogger Hatice Üzgül said...

Haluk Bey, düşüdüm de... Bir blog daha olsa iyi olabilir. Ben "Reklam Geyikleri"ne de yazabilir miyim bilmiyorum (yazdığım bloglara ancak yetişebiliyorum) ama yazacaklar çıkacaktır eminim.

31 Ağustos, 2006 14:26  
Blogger Tuğçe Özel said...

Çok ayıp...

:)

31 Ağustos, 2006 14:58  
Blogger Haluk Mesci said...

Çok iyi...

: )

31 Ağustos, 2006 15:23  
Blogger Maksude Kılınç said...

Eee, burada bir yanlışlık var. Ömer'in deniz ürünlü makarnası güme gitti. Yanlış yerde oldu bu yazılar. Yoksa benim makinem mi kafayı yedi anlamadım.

O halde ikisini de buraya alıyorum:
1. Ömer, bu denizden babam çıktı sözü beni hep rahatsız etmiştir. Hayır, babamı yemekle bir ilgisi yok bu işin. Sen denizden ne çıkarsa ye ama niye babanı bu işe karıştırıyorsun diye düşünürüm hep. Sanırım esaslı bir deniz sapığının lafı. Yoksa babaya olan sevgi ile pek alakası yok gibi gözüküyor.
2. Arkadaşlar, geyiği de ciddiyeti de dertleşmeyi de defterimizde yapabiliriz. Bir sürü yere bölünmek çok zor, bazen yılıyorum, vakitsizlikten yazamıyorum. Yeni bir konu yazasım oluyor, zaman olmuyor, yazının tadı kaçıyor, vazgeçiyorum. Bu kez de içimde kalıyor. Zaten iki kuruşluk tadımız var, boşverin.

Yani, ne bileyim işte, benim fikrim bu.

Bu arada bir daha geyip yapmamaya söz vermeye çalışıyorum, öfff, olmuyor.

31 Ağustos, 2006 16:37  

Yorum Gönder

<< Home