Salı, Ocak 17, 2006

Bir Fıstıkçı Şahap vardı...

Geçenlerde aklıma takılmıştı, bugün Haluk Mesci'nin ":( Kişisel tarihimden, bir acemilik !" başlıklı blog'unu görünce yazayım dedim.
Televizyon reklamlarında bol bol şu kullanımı görüyorum:
"paketi" - "paketini" - "paketinde" - "paketinden"
Hatta şu: "X'in son kaseti çıktı!"
Biraz önce google'da "paketi" diye arattım, 1.060.000 sonuç çıktı.
Fıstıkçı Şahap öldü de helvasını mı yedik?
Bir şekilde unuttuk gitti demek ki.
Hayırdır inşallah.

1 Comments:

Blogger A. Selim Tuncer said...

Türkçe'de sert sessizlerle ilgili kurallardan biri "sert sessizlerin benzeşmesi", diğeri ise "süreksiz sert sessizlerin yumuşaması"dır. Fıstıkçı Şahap; f, s, t, k, ç, ş, h, p seslerini içerir, bunlar "sert sessizler"in tamamıdır. Aldığı ekler, kaynaştırma sesleri ya da yardımcı sesler nedeniyle iki "sesli" arasında kaldığında yumuşamaya uğrayan "sessiz"ler yalnızca p, ç, t ve k'dır ve Fıstıkçı Şahap'ın tüm sessizlerini içermez. Kitap, kitab-ım; dert, derd-i; ilaç, ilac-ın, yaprak, yaprağ-a gibi... Bu kuralı bozan istisnaların çoğu Arapça'dan geçen sözcüklerdir: Hürriyet-i, millet-im, hukuk-u, suret-i gibi... Bu istisna bazı Türkçe sözcüklerde de vardır, bazı sözcüklere de zaman içinde analoji yoluyla sirayet etmiştir: Kanıt-ı, yok-um, yapıt-ın gibi... Aynı biçimde Batı kökenli sözcükler de bu istisnaya tabi olur, "paket", "kaset", "bisiklet", "afişet" gibi... Ama bazı yabancı sözcükler de istisnaya değil, kurala uyarak sözcüğün orijinine döner: Standard-ı, sebeb-i gibi... Sevgiler.

17 Ocak, 2006 23:30  

Yorum Gönder

<< Home