Salı, Aralık 06, 2005

Tekrar aranızda olmak güzel. Yokluğumda ortak defterde okunacak çok şey biriktiğini görmek daha da güzel. Eskişehir'li olmak güzel. İstanbul'a dönmek güzel. :)
Bu hafta İstanbul'a yeni gelmiş biri olarak memleketim dediğin yerden ayrılmanın nasıl bir şey olduğunu sorguladım. Eve girdiğimde annemin evdeki işaretleri, kardeşimin odasına; yani yeni odasına astığı poster, dolabı açtığınızda sizi bekleyen pastayı görmek, ev ahalisinin kendi içinde yaşadığı huzurlu dünyayla içine girdiğiniz karmaşanın birbirinden çok uzak oluşu.
Ve sevdiğiniz insanların ne kadar kıymetli olduğunu tekrar anlamak. Yollar ulaşılabilir, mesafeler kısa olunca özlemek denilen duygunun güzel olduğunu farketmek. )
Eskişehir'de başka bir şey var dedim bu sefer, naif ve gülümseyen bir şehir dedim kendi kendime. Büyüdüğüm, bugün yüzümü güleç kılan şehir.
Sokaklarında mahalle maçı yaptığım, kışın soğuk elleri şehri tuttuğunda yollarında kaydığım, kedilerinin asil, kuşlarının hüzünlü baktığı şehir. Düştüğümde toprağının canınızı yakmak yerine sizi kucakladığı, sokaktaki insanın ellenizdeki bavullara boş boş bakmak yerine yolunuza ortak olduğu, zamanın yavaş aktığı, gençlikten gelen enerjinin patladığı ve memleket ahalisinin hoşgörüyle gülümsediği şehir. Karakedi bozacısında boza içmek, Hamamyolu kahvecilerinin şıngırdayan kahve değirmenleri. Suyun kenarında keyif yapmak, çıtır çıtır simit ve tavşan kanı çay seramonileri. Naif sohbetler. Annemin alışveriş yaptığı market. Babamın işten eve dönüş yolu. Kardeşimin yeni keşfettiği cafeler.Yemek yemek, iki metre ileride çay içmek, bir sokak ötede canlı müzik dinleyip bira ve sohbetin keyfine varmak. Trenin sesi, Eti fabrikasından gelen karadutlu turta kokusu. Üniversite yolunda yürüyen gençler. Yürüyerek şehri bir boydan bir boya geçmek. Parasız kalmaktan korkmamak.
Eskişehir'in harika bir öğrenci şehri olduğunu duyup trene atlayıp gözleriyle görmek için gelmiş İstanbul'lu, İzmir'li, Ankara'lı öğrenciler. Onların " abi dedikleri gibiyse kaydımı buraya aldırırım." deyişine gülümsemek.
Eskişehir'li olmak. Eskişehir'liyim demenin verdiği keyif ve mutluluk.
Daha çok ayrıntı var Eskişehir'e dair. Devam edersem kısa bir hikaye yazma potansiyeli sergiliyorum. O yüzden burada kesiyorum.
Belki bir gün yolunuz oradan geçer. Geçerse tadını çıkarın zamanın durağanlığının. Aheste aheste yürümenin. :)
Bir de Zeytin'den selam söyleyin.

5 Comments:

Blogger Haluk Mesci said...

Bu iş böyle olmaz : Eskişehir'e gidin, gezin, benden selam söyleyin yok. Yaparsın projeyi, cumartesi sabah kalkıp gitmek, bir akşam yatmak pazar akşamı dönmek üzerine, alırsın isteyen kardeşlerini götürür gezdirirsin !

: )

06 Aralık, 2005 12:09  
Blogger CigdemZeytin said...

Siz istersiniz de yapmaz mıyım proje :) yaparım tabii. O zaman söz ilk fırsatta herkese uygun bir plan program yapalım. Ben kalacak yer durumlarını ayarlamaya çalışayım. Arkadaşlar da uygun haftasonu alternatiflerine baksınlar kaçalım Eskişehir'e.:)

06 Aralık, 2005 14:28  
Blogger Murat Kaya said...

Ben bir üst geçidim, üzerinde "Welcome to Istanbul" yazan. Bilin bakalım ben neresiyim? :)

06 Aralık, 2005 14:51  
Blogger Nokta Çelik said...

Kedilerin asil, kuşların hüzünlü baktığı şehri ben de çok merak ettim doğrusu:)

06 Aralık, 2005 14:57  
Blogger CigdemZeytin said...

:) Gerçekten gözlerinle göreceksin o zaman. Eğer istersen tabii.:)

Bu arada insana komik geliyor değil mi?
:)
Sen tek cümle halinde yazınca beni de gülümsetti.

06 Aralık, 2005 17:33  

Yorum Gönder

<< Home