Perşembe, Ekim 06, 2005

Şimdi de,

Avis/Atlas vukuatına şimdi de bambaşka bir açıdan bakalım.

Biz reklamcıyız, reklam tarihini biliyoruz, ne çalıntıdır, ne esintidir şıp diye anlıyoruz, anlamayanlarımıza da anlatıyoruz. Diyelim. Peki hedef kitle biliyor mu? Örneğin şu Atlasjet ilanı hakkında yazılar yazmadan önce hangimiz tutup da ilanı hedef kitleden olması muhtemel bir “tarafsız”a gösterdi ve tepkisine baktı? Çalıntı iş meslektaşlar arasında tabii ki haklı olarak ayıplanıyor, benim de tepkim aşağıda yazılı (üstelik ilandaki mantık hatasını da belirttim), ama ya milyonlar buna ne diyor? Peki ya müşteri?

Tüm bildiklerinizi unutun, ve ilana bir daha bakın. Bir de böyle eleştirin.

Yani, olayın üstüne bir gece yatıp kalkınca sinirim geçiyor ve soruyorum ki, YA TUTARSA**?

----------------------------

**Hani bazen önümüze gelen örneklerde insanların tutumları, izledikleri yol, mesleki anlayışları sizi mesleğinizden ara ara soğutur gibi olur ya… Tutarsa ben böyle hissedebilirim. Ama şimdiden söyleyeyim. Tutabilir. Hem de bunun az efor, bol esinti bir iş olduğunu bir avuç insan haricinde hiç kimsecikler bilmeden. Meyvalarını yiyen de “Evet yaptım, n’olmuş? derken…

3 Comments:

Blogger Önder Öncel said...

Tutmasından kasıt ne tam anlayamadım ben. Hedef kitle işi beğenebilir, ötesinde Atlas Jet'i de tercih edebilir. Müşteri bu işin aslının Avis diye bir firma için, yıllar önce yapıldığını bilmeyebilir ve bu iş bir reklamın yapması gereken etkiyi yapabilir. Bu mudur tutması?

Yani gerçeği bir avuç reklamının biliyor olması neyi değiştirir mi kastedilen? Bence o kadar çok şeyi değiştirir ki... Tayfun da bunu çok güzel anlatmış zaten.

06 Ekim, 2005 13:51  
Blogger reklamci said...

Öncelikle zaten bu durumda atlas jet olaya taraf değil Mesele -en azından şudur ki- bu gibi durumlar sektörde bilinirse, bu gibi yaklaşımlar ve anlayışlar net olarak isimlendirilirse, neticede "müşteri" dediğiniz de bir insan evladı. Hakkında negatif yorum aldığın bir firma ile çalışmayı kim ister ki? Sonuçta bu gibi durumları "ne yapsak boş zaten" diye karşılamak, bu ve benzeri işlere alan vermekten başka bir işe yarayamayacaktır.
İlana bakan tabi ki bilmeyecek hatta beğenecektir..Ancak bu ilanla ilgili gerçek bilgi için de, fısıltı gazetesinin yeni jenerasyonu olan internetin gücü ve bu ilanın durumunun kulaktan kulağa yayılması yeterlidir.

06 Ekim, 2005 15:10  
Blogger Kubra Corapci said...

Mesele "tarafsız"ların ne düşündüğü değil ki! Onlar başarılı bulabilir elbette bu ilanı. Eğer bunun anlamı ilanın "tutması" ise tutar da belki ilan. Asıl sorun niyette... Eğer bu olay tamamen tesadüf sonucu olsaydı sorun olmazdı. Yapanın bunu bilmeden yapması olasılığı yüzde kaç peki? Asıl bu önemli. Zaten reklamcıların ne düşüneceğinin hesaba hatıldığını da hiç sanmıyorum.

06 Ekim, 2005 16:13  

Yorum Gönder

<< Home