Cuma, Temmuz 01, 2005

Düşündüm de…

Ben yediğim içtiğim her şeyin ambalajının üstünü okurum. Çoğu insan okur… Mesela sabah portakal suyu içiyorsunuz, karton kutu elinizde diyelim… Şöyle bir göz atmaz mısınız? Peki madem insanoğlunun bakma, görme, okuma vs. ihtimali olan her yere reklam veriliyor, binalardan, tuvaletlerden, metro hatlarından, kaldırımlardan sonra ürün ambalajlarının üzerleri neden bir reklam mecrası olmasın?

Benim bir süt markam var, kutumun üzerindeki bilmem kaç cm2’lik alanı satıyorum! Daha doğrusu sütün raf ömrü kadar kiralamış oluyorum. Pek tabi kutular baskıya giderken üretim maliyetim artacak ama reklam gelirimi öyle bir ayarlarım ki, bunu kendim için pozitif bir getiriye dönüştürebilirim.

Tabi ki bir tereyağı ambalajının üzerine epilasyon aleti reklamı konulmayacak (aslında tam tersi esprili olabilir) ama doğru kombinasyonlar pek de güzel sonuç verebilir.

Peki acaba bu mecra ne kadar “tutar”? Bunu test etmek, reklamveren açısından bir risk oluşturmuyor mu? İlk uygulama nerelerde kimler tarafından yapılacak? İnsan gerçekten ambalajların üzerlerini okur mu? (yoksa ben mi deliyim?)

Yorumlarınızı beklerim efem.

3 Comments:

Blogger Önder Öncel said...

Ürünümün ambalajına neden bir başka markanın reklamını alayım ki? Ya da bir marka neden mecra olarak başka bir markanın ambalajını seçer ki? Tek neden ambalajların aslında okunuyor olduğu mu? Bu benim aklıma daha çok şunu getirdi: Deterjan kutularının üzerinde vardır ya hani: "Çamaşır makineleri üreticileri bu deterjanı tavsiye ediyor" der. Ve logoları vardır... Başka bir ürünün logosunu görsem, herhalde bir işbirliği bir ortaklık var diye düşünürüm. Ya da buna benzer başka örnekler de vermek mümkün. BMW ilanlarında gördüğümüz Castrol logosu gibi... Ya da Pizza Hut'ın bi' ilanını görsem ve bir köşede "tüm Pizza Hut restaurantlarında Coca Cola ürünleri tercih edilmektedir." dense onu da anlarım. Ama ambalaja reklam almak-vermek bana mantıklı gelmedi.

Bir de şu var ki; ben ambalajları pek okumam. Eğer son kullanma tarihi gibi dikkat etmem gereken önemli şeyler yoksa... Ya da o çok yeni bi' ürün değilse.. O zaman meraktan bakarım içinde neler varmış, bunu hangi firma üretmiş diye ve orda başka bir markanın logosunu görsem kafam karışır, bu ne derim:) Sürekli kullandığım şeylerin de muhtemelen taa ilk kez onu satın aldığımda incelemişimdir ambalajını zaten.

01 Temmuz, 2005 14:03  
Blogger Vahide Tandelen said...

Markasız şeylere, mesela yumurtaya alınabilirdi reklam. Her eve giriyor yumurta. Şimdi Keskinoğlu kendi adını yazıyor. Ancak ambalaj üzerine reklam almak biraz zor. Kahvenin üzerine 'x' kahve kremasını koyabilirsiniz belki. Firmalar da bunu promosyonlarla çözüyorlar şmdilik. Ek olarak, ambalaj üzerinin ayıredici bir mecra olabileceğini pek düşünmüyorum. Çünkü onların okunmadığı bir gerçek. sikayetimvar.com'a gelen sikayetlerin, ürünün ya da hizmetin özründen değil, tüketim hatalarından kaynaklandığı çıkıyor ortaya. "Hanımefendi bakın, ambalajın arkasında önce kumaşın görünmeyen bir yerinde deneyin demişiz" gibi...

01 Temmuz, 2005 15:09  
Blogger Tayfun Kısacık said...

Öncelikle mutlaka her ambalajı okuduğumu söyleyerek başlamalıyım sözlerime. Evet, reklam değil belki ama sosyal sorumluluk kampanyaları alınabilir ambalajlara. Bunu da ben uydurmadım. Seneler önce görmüştüm. Bir süt markası ambalajının üzerine kayıp aranıyor ilanlarını koymuştu. Bu kaybolanlar da genellikle çocuklardı. Böylelikle bir sosyal sorumluluk da yerine getirilmiş olabilir. Fena mı olur?

01 Temmuz, 2005 16:44  

Yorum Gönder

<< Home