Perşembe, Haziran 16, 2005

Tamamen kişisel...

Dostlar, interview'ları kisiye özel yapmaya ne dersiniz? Soruların altına cevaplamalarını istediginiz kisilerin adlarını yazalım. Cevaplarını isteyelim...
2 nolu "Nerede o eski zamanlar?" içgörüsü için cevap almak istedigim ortaklar:

Sn. Oğuzhan Akay
Sn. Tayfun Kısacık
Sn. Başak Kanat
Sn. Tunç Balaban
Sn. Ceylan Pojon
Sn. Emrah Akay
Sn. Erçin Sadıkoğlu
Sn. Selin Hamamcıyan
Sn. Çağlar Gözüaçık

Yanıtlarınızı bekliyoruz hanımlar, beyler...
Deftere ayırdığınız çok değerli zamanlar, kişiye özel yazılar için hepinize şimdiden teşekkürler.

Saygılarla

2 Comments:

Blogger Ceylan Pojon said...

"Nerede o eski zamanlar?"

Bence cok guzel fikir... Soruyu attım, gittim'le kalmamak, kim cevap verecek secmek de lazım... Daha bir heyecanlı, daha bir kisisel... "Hişşşt sen! uyumaaaaa" der gibi...

Diyorum ki, evet ben çok özlüyorum. Çok gerilere gideceğim belki ama en çok özlediğim şeylerden biri mektup yazmak ve almak. Ankara'danım ben. Çoğu yaztatili arkadaşım da İstanbul'daydı. Yaz bitip de herkes evkerine döndüğünde yazar da yazardık. Hepimiz birer yazardık! Yaratıcılığımızı geliştirirdik o mektuplarda.Komik şeyler çıkardı.
Bazen posta kutumdan aldığım üç-beş mektubu merdivenleri çıkarken okur bitirir, hemen o gazla annanemin kocaman yemek masasına oturur yazmaya öyle bir başlardım ki... Hepsine de aynı şeyleri anlatmam gerekirdi ama copy paste denen şey yoktu ve ben tekrar tekrar yazardım. Bazen o kadar sık mektuplaşırdık ki ayda 3 tur dönerdik... Zarflar renkli olurdu, kalemler yazan hakkında ipucu verirdi. Mürekkep azlırken kalem değiştirilmişse arkadaşımın o sırada evinde diğer kalemi nasıl söylene söylene aradığını hayal ederdim... falan filan... Çok detay var ama bugün cumartesi ve işteyim. Eh madem geldim çalışayım... Ama dediğim gibi, mektuplaşma zahmetinin dayanılmaz samimiyetini özledim ben. Mail atma adeti geldi geleli, nasılsa basit, nasılsa el atlında diye daha az sıklıkta yazılmaya başlanmasına, yazılsa da düzensiz anlatımlar, kısa anlamsız cümleler kurulmasına üzülür oldum ben.

"Nbr" diye hatır sormayı, kim icat etti sorarım ben!

Herkese bu hafta sonu iyi "sıcaktan bayılmalar"!

:)

18 Haziran, 2005 14:26  
Blogger Ferhat Tumer said...

Ceylan selam,

Geçmişe yolculuktan kasıt o kadar eski değildi aslında... Ama kısa bir nostalji beni de götürdü biraz gerilere... Benim sorduğum, İki dakika öncesiydi sadece. Etrafta neler gördün, neler vardı, herkesin göremeyip de senin gördüğün... Ne fark var senin gözlerinle, onlarınki arasında. Yani son zamanları nasıl eskittin? Kendini neyle yeniledin?

18 Haziran, 2005 17:53  

Yorum Gönder

<< Home