Çarşamba, Haziran 15, 2005

Inter-views... (İç-görüşler No.1) Pisman misin?

F.T.
Bu meslegi sectigin, surdurdugun icin pismanlik var mi? Baska bir ulkede baska sartlarda bu isi yapiyor olsan ne fark yaratabilirdin? Farkli davranabilir miydin? Begenmediklerini degistirebilme gucun ne kadar yuksek?
Nesi eksik bu ulkenin? Eksigi varsa, bu bir firsat degil mi?


Not. (Klavyemde Turkce karakter yok. Turkce ozel karakterleri latin alfabesindekilerle degistirmek zorunda kaliyorum. Butun yazar arkadaslardan ozur dilerim.)

Not2 (Eylul, takip ediyorsun degil mi?)

2 Comments:

Blogger Eylül Ataklı said...

Evet takip ediyorum : ))) Yalnız sizin kullandığınız yazıyı algılamakta zorlanıyorum açıkçası. hem gündelik dil gibi hem değil... Şairene bir şeyler var. Reklam yazarı olmak kolay değil; en başta yazar olmak kolay değil zaten. Ama reklam yazarlığında bambaşka bir şey var. Sanki sürekli bir şeylerin reklamı yapılıyor. Kötü anlaşılmasın bu şimdi. Hani bazı insanlar kendilerini sürekli kameralarla yaşıyormuş gibi hisseder de rolü sonsuza kadar sürecek bir oyuncu gibi davrandığını düşünür öyle olmasa da, sanki siz de devamlı reklam senaryosu yazıyorsunuz çekilmesi için. Tam anlatamadım demek istemediğimi; umarım yanlış anlaşılmam.

15 Haziran, 2005 23:10  
Blogger Vahide Tandelen said...

Pişman değilim Hakim Bey! Yine sorsalar, önüme seçenekler koysalar, yine seçerim. Daha önce başka işler yaptım, hatta takdir de edildim. Yine de yıllar sonra bu işi bırakırsam, ne yaparım bilmiyorum. Ancak, sanmayın sızlanmıyorum, "Şimdi öğretmen olmuş olsaydım, yazı tatille geçirirdim." demiyorum.

Başka bir ülkede çalışmayı aklımdan geçirmedim hiç. Bu ülkenin ise bilinci eksik diye düşünüyorum. Eksik bilinç fırsat mıdır, engel mi tartışılır. Engelleri fırsata dönüştürmek maharet kuşkusuz. Ne dersiniz? Tartışılmaz mı?

16 Haziran, 2005 17:27  

Yorum Gönder

<< Home