Çarşamba, Mayıs 04, 2005

Ana fikir, “FİKİR”dir.

Spesifik bir örnek olmuş gerçekten.

Tesekkurler Tayfun, diğer ortaklara da merhaba!

Konunun, Türkçe'yi yanlıs ya da dogru kullanmakla bir ilgisi yok.
Noktalama işaretleri, sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde kullanılıyor.
Nokta her yerde, her dilde nokta, eninde sonunda 

Düşünüyorum da kimin icadı bu simge? Amacı ne?
Cümle bitti diyor. Dur diyor.
Sonrakine başlamadan önce, önündekini bitir diyor.
Eee, benim cümlemin sonunda başka cümle yok mesela, ben bir daha neden dur diyorum okuyana... Cümlemin ortasında gerekiyorsa, dinlendirmek için okuyanı, kullanırım virgülü. Her şey bir amaca hizmet eder bence. Etmelidir de.

Basak'ın söylediklerine şu açıdan katılıyorum: tartışmalarımızın ana fikri, "FİKİR" olmalı.

İmla kuralları değil. Onu tartışmak yorucuı, sıkıcı.
Buna mesai ayırmak ne demek? İlim adamı değiliz ki biz, fikir adamıyız.
Bize söylesinler doğruları, en çok bilenler. Profesörler.

Ama bir bakalım dünyamıza. İnsanlar, bizden daha iyi olmadıklarına inandığım insanlar, kurallar yaratıyor. Biz, takip edenler oluyoruz. Onlar kim oluyor yaaa… Kimler onlar gerçekten.

İmla kuralları Türkçemiz için gerekli, önemli.
Birçok kuralı havada kalmasına, tartışmaya neden olmaktan başka bir işe yaramamasına rağmen...
Tarz yaratma çabası değil benimki. Türkçe'yi yanlış kullanma isteği, umursamazlığı hiç değil. Ben insanlarla konuşurken, yazışırken nasıl dikkat ediyorsam kullandığım dile, insanlar benimle, başkalarıyla konuşurken ne kadar dikkat ediyorsa, yaptığım reklam iletişiminde de o ölçüde dikkat ederim. Bu yeter. Bu gerçektir.

Hatalar düzelir. Biz bozalım.

Selamlar, saygılar.

Ferhat.

1 Comments:

Blogger Tayfun Kısacık said...

Başak'ın yazısının sonuna eklediğim yorum üzerine yazmış Ferhat bu yazıyı. Dolayısıyla ikili bir tartışmaya dönmesini istemedim. Ne konuda tartıştığımızın anlaşılması için Başak'ın yazısı, sonra benim yorumum, sonra da Ferhat'in benim yorumuma cevaben yazdığı yorum okunmalı.

Söylediğim çok açık aslında. Fikrin önemli olmadığını söylediğimi hatırlamıyorum. Söylediklerimi bir kez daha tekrar etme gereksinimi içinde de değilim. Nokta sadece nokta değildir, virgül de sadece virgül değildir. Okumaya tesir eden enstrümanlardır. Tonu belirlerler, nefesi belirlerler. Noktalamasız bir dış ses yaz ve böyle okumanı istiyorum diye ver bir seslendirmeciye. Sonra geçelim karşısına ve birlikte bakalım. Nasıl okuyacak? Dış sese gösterdiğin özeni ilan başlığına da göstermelisin. Bence. Ama biliyorum herkesin bir "bence"si olabilir. Sence?..

04 Mayıs, 2005 17:32  

Yorum Gönder

<< Home